|
*****
UYKU TETKİKİ (POLİSOMNOGRAFİ) NEDİR,
KİMLERE YAPILIR?
İlk kez 1960’larda başlanan uyku
kayıtlarına, solunum kayıtlarının da
eklenmesiyle son şekli verilmiş ve 1974
yılında Holland tarafından bugün de
geçerli olan tanım yapılmıştır. Holland;
gece boyunca uykuda bir çok fizyolojik
parametrenin eşzamanlı kaydı, analiz ve
yorumlanmasını belirtmek amacıyla
polisomnografi terimini kullanmıştır.
Eşzamanlı kayıt edilen parametreler hem
uyku hakkında hem de uykuda solunum
paterni hakkında yeterli bilgiyi
verebilmelidir. Uyku evrelemelerinin
yapılabilmesi için en az 2 kanallı EEG,
EOG, çene EMG, oro-nasal hava akımı,
arterial oksijen saturasyonu, solunum
eforu ve EKG veya nabız kaydı
yapılmalıdır. Birçok hastada, eşlik
edecek olası uykuda periyodik hareket
bozukluğunun tespiti için anterior
tibialis EMG kaydı yapmak yararlıdır.
Polisomnografi genel anlamda uykuda
solunum bozukluklarına neden olan
hastalıkların araştırılması, teşhis ve
tedavilerinin takibinde
kullanılmaktadır.
Geçici veya uzun süredir uykusuzluk
çeken her hastaya uyku tetkiki yapılması
zorunlu değildir. Bu hastaların hepsi
değilse bile büyük bir bölümü ilaç ve ya
davranışsal tedavi ile, iyileşebilecek
hastalardır.
Uykusuzluk sebebi olarak uykuda solunum
bozuklukları veya uykuda periyodik kol
ve bacak hareketleri düşündüren veriler
varsa, bu hastalara uyku tetkiki
yapılmalıdır. Bu tür hastalıkların,
yaşlı hastalarda görülme sıklığının
yüksek olması nedeni ile yaşlı olup da
uykusuzluk çeken hastalara, uyku tetkiki
endikasyonu daha geniş sınırlar içinde
konulmalıdır.
Polisomnografi endikasyonuna neden olan
uykuda solunum bozuklukları,
uluslararası sınıflamalarda yer alan
primer uykuda solunum bozuklukları
olabileceği gibi, diğer medikal
hastalıklara eşlik eden uykuda solunum
bozuklukları da olabilir.
ENDİKASYONLAR:
Polisomnografi
endikasyonlarını 3 başlık altında ele
alabiliriz. Bunlar, tanı amaçlı PSG,
tanı sonrası PSG ve özel durumlarda
PSG’dir.
1-TANI AMAÇLI
POLİSOMNOGRAFİ ENDİKASYONLARI
1- Uluslararası uyku bozuklukları
sınıflamasında tarif edilen uykuda
solunum bozuklukları semptomlarına sahip
hastalar.
Uykusuzluk, gündüz aşırı uyku hali,
horlama ve tanıklı apne anamnezi veren
hastalar, vücut kitle indeksi 35’ten
fazla olan hastalar, boyun çapı
erkeklerde 43 cm, kadınlarda 38 cm’den
fazla olan hastalar, polisomnografi
endikasyonu açısından değerlendirilir.
Bu hastalara özellikle santral ve
obstrüktif uyku apnesi açısından
araştırılmak üzere polisomnografi
yapılır.
2- Tanıklı apne olmaksızın uykusuzluk,
horlama ve buna eşlik eden gündüz aşırı
uykululuk hallerinde,
polisomnografi yapılır. Narkolepsi
şüphesi olan hastalarda tüm gece
polisomnografik tetkik ve ardından
yapılan MSLT rutin olarak endikedir.
Seyrek de olsa ilk polisomnografik
tetkik ve MSLT narkolepside tanı
koydurucu olmayabilir. Klinik özellikler
desteklediği taktirde, tanının
kesinleştirilmesi için polisomnografi ve
MSLT tekrar edilmelidir.
3-
Pulmoner hipertansiyon, sağ kalp
yetmezliği, polisitemi ve gündüz aşırı
uykululuk gibi komplikasyonlar ile
seyreden kronik obstruktif akciğer
hastalığında
polisomnografi yapılır.
4- Göğüs duvarı veya nöromüsküler
bozukluğa sekonder olarak ortaya çıkmış
ve kronik hipoventilasyon, pulmoner
hipertansiyon, polisitemi, gündüz aşırı
uykululuk ve sabah başağrısı gibi
komplikasyonlar ile seyreden restriktif
akciğer hastalıklarında, nokturnal
siklik bradi-taşiaritmi, nokturnal atrio-ventriküler
ileti bozuklukları, uykuda artan
ventriküler ektopi gibi kadriyak
hastalıklarda
polisomnografi yapılır.
5- Uluslararası uyku bozuklukları
sınıflamasında tarif edilen diğer uyku
bozuklukları semptomlarına sahip
hastalarda polisomnografi gereklidir.
2- TANI SONRASI POLİSOMNOGRAFİ
ENDİKASYONLARI
1-
Apne tanısı almış ve PAP kullanım
endikasyonu konmuş olan hastalarda PAP
titrasyonu yapılırken,
2-
Oral aparey kullanım endikasyonu
konmuş olan,
oral aparey tedavisi uygulanan ve iyi
klinik yanıt alınan, orta ya da ileri
derecede OSAS’da, tedavinin etkinliğinin
gösterilmesi amacıyla
3-
Cerrahi tedavi endikasyonu konmuş
olan,
cerrahi tedavi uygulanan ve iyi klinik
yanıt alınan orta ya da ileri derecede
OSAS’da, tedavinin etkinliğinin
gösterilmesi amacıyla, post-op iyi
klinik yanıtı takiben tekrar semptomları
başlayan hastalarda ek tedavi protokolü
belirlemek amacıyla
4-
Apne
tanısı almış ve PAP tedavisi düzenlenmiş
olan hastalarda;
a.
Önemli ölçüde kilo kaybı durumunda,
b.
Önemli ölçüde kilo alımı durumunda
c.
CPAP tedavisine klinik cevabın yetersiz
veya semptomların tekrarladığı
durumlarda. polisomnografi
yapılmalıdır.
3- ÖZEL DURUMLAR
Uyanma bozuklukları, kabuslar, enüresiz,
somniloki, ve bruksizm gibi sık görülen,
komplike ve zarar verici olmayan, klinik
özelliklerine dayanılarak tanı konulan
parasomnilerde, tüm gece polisomnografik
tetkik endike değildir. Ancak hastanın
kendisine veya bir başkasına zarar
verici, uykuda şiddet içeren
davranışların değerlendirilmesinde,
polisomnografik tetkik endikedir.
Epilepsi şüphesi olan, uykuda nöbet ve
paroksismal uyanıklıkları olan, klinik
özellikler ve standart EEG ile tanı
konamayan hastalarda, bilateral ve çok
sayıda EEG kayıtlarını içeren
polisomnografik tetkik ve video
monitorizasyon endikedir. Tedaviye yanıt
alınamayan parasomni ve epilepsi
hastalarında da tüm gece polisomnografik
tetkik endikedir.
Ayrıca parasomniyi destekleyen fakat
hasta yaşı, süresi, sıklığı veya eşlik
eden stereotpik, repetetif veya fokal
bazı özel motor paternler nedeniyle tanı
konamayan uykuda anormal davranışlarda
tüm gece polisomnografik tetkik
endikedir.
Uykuda anormal davranışlarla karakterize
adli vakaların değerlendirilmesinde tüm
gece polisomnografik tetkik endikedir.
Huzursuz bacak sendromunun tanı ve
tedavisinde tüm gece polisomnografik
tetkik endike değildir, ancak hasta veya
onu izleyenlerden öğrenilen uykuda
ekstremite hareketleri ile birlikte sık
uyanıklıklar, uykuyu sürdürmede zorluk
veya gündüz uykululuk durumlarında tüm
gece polisomnografik tetkik endikedir.
|