Bugünün Tarihi:
 
Sık Kullanılanlara Ekle

 LİTERATÜR 020:

< ANASAYFA      

                                                                                                       

 

 

Huzursuz Bacak Sendromunun (RLS) Sıklığı

 

 

Huzursuz Bacak Sendromu (Restless Legs Syndrome - RLS), bacaklarda ürperme, sürünme veya sızlama şeklinde geceleri ortaya çıkan ve uykuya dalmak üzere yatıldığında hareket etmeye sevk edici uyarılar şeklinde hissedilen bir durumdur. Huzursuz bacak sendromu sık ve sıkıntı verici bir durumdur. RLS'nin prevelansı %10 kadardır ve prevelans yaş ile artmaktadır. Kadınlarla, anemi ve renal yetmezlik gibi kronik durumları olan bireylerde artmış risk mevcuttur. RLS'nin patofizyolojisi tam olarak anlaşılamamıştır fakat muhtemelen dopamin ve demir metabolizmasındaki düzensizliklerden kaynaklanmaktadır ve genetik bileşeni vardır. RLS tanısı kliniğe dayalıdır ve bacakları hareket ettirmeye yönelik rahatsız bir zorunluluk hissi, hareketsizlikle kötüleşme ve hareketle geçme eğiliminde olup, geceleri kötüleşme şeklindedir.  RLS'li bireylerin çoğunluğu tedavi için hekime müracaat etmiyor veya tedavi almıyor gibi görünmektedir. RLS sık görülen bir uyku bozukluğu olduğundan uyku tıbbı ile ilgili göğüs hastalıkları uzmanları muhtemelen bu durumla sık karşılaşmaktadırlar.

Amerika Ulusal Uyku Vakfı’nın (NSF - National Sleep Foundation) yıllık verilerini düzenleyen Barbara Phillips ve arkadaşları, ABD'deki yetişkinlerin bir örneğini temsil edecek şekilde 1506 yetişkinle yıllık telefon görüşmeleri ile elde ettikleri Huzursuz Bacak Sendromu (RLS) sıklığı ve ilişkili olduğu durumların verilerini araştırarak Chest (Chest. 2006;129:76-80) dergisinde yayınlamışlardır.

 

Bu rapordaki RLS prevalansı ile ilgili bilgiler NSF Grubu tarafından düzenlenen "Yıllık Amerika'da Uyku" 2005 verilerine dayanmaktadır. NSF Grubu: uyku ve uyku bozukluklarının anlaşılmasını amaçlayarak   ve destek eğitimi, uyku ile ilişkili araştırma ve danışmanlık ( www.sleepfoundation.org) ile halk sağlık ve güvenliğini iyileştirmeye adanmış bağımsız, kar amacı gütmeyen bir organizasyondur. 1990'da alınan karara göre, NSF gönüllü katılımları, vakıflardan katılımları, birliklerden hükümet ajanslarından ve programları destekleyen organizasyonlardan destek almaktadır. NSF Amerika'da uyku çalışmalarını yıllık olarak yapmaktadır; sonuçların açıklanması baharın günışığı koruma zamanı değişiminden önceki hafta olan "milli uyku bilgilendirme" haftasıyla aynı zamana denk gelmektedir. Araştırmada dahil edilen konular ve sorular, gönüllü ve kurul üyesi grubu tarafından seçilmektedir ve bu çalışmada herhangi bir ticari veya endüstriyel etki yoktur. RLS tanısı, geceleri olan ve inaktivite ile kötüleşen rahatsız bacak hissi hikayesi zemininde yapıldığından, uyku alışkanlıkları çalışmalarında semptomların prevalansı ve riskleri ile ilgili bilgi edinmek olası ve uygun olacaktır. Günümüze kadar spesifik olarak ABD popülasyonunda RLS prevalansının rastgele örneği ele alınmamıştır.

Rastgele telefon numaraları biriktirilmiştir ve bölge ve yaşa göre kotalar belirlenmiştir. Total örnek boyutunun 1500 katılımcı olması dizayn edilmiştir. Telefon görüşmeleri 20 Eylül 2004- 7 Kasım 2004 tarihleri arasında yapılmış ve 1506 yetişkin ile görüşülmüştür. Görüşmeler ortalama 20 dk sürmüştür. Çalışmaya dahil etmek için katılımcıların toplumda kalmaları (enstitüde değil), 18 yaştan büyük olmaları, ABD kıtasında yaşıyor olmaları istendi. Görüşmeciler araştırmayı katılımcılara bir yazıyı okuyarak açıklamıştır. Şöyle yazmaktadır: "Ulusal Uyku Vakfından, Amerikalılarda uyku ile ilgili bir çalışmayı yürütmek için arıyorum. Bu bir satış amaçlı arama değildir; bu bir milli araştırma çalışmasıdır. Birkaç dakika zamanınızı alacaktır ve yanıtlarınız kesinlikle gizli kalacaktır." Yanıt verenlerden bu gönüllü çalışmaya katıldıklarına dair sözlü onam alındı ve onamları sorulan sorulara yanıt verme niyetleriyle de doğrulandı.

Katılımcılara herhangi bir soruya yanıt vermemekte özgür oldukları bildirilmiştir. Toplam 26847 ev aranmıştır; 4343 evde tekrarlı telefon aramalarına yanıt verilmemiştir ve 4168 potansiyel katılımcı katılmayı reddetmiştir. Bu şekilde katılım: tamamlanan görüşme sayısı bölü, tamamlanan görüşme sayısı artı temasa geçilen ve katılmayan veya katılıma uygun olmayanlar şeklinde %23 olarak hesaplanmıştır. Enstitü kurulu onayı, kar amacı gütmeyen bağımsız bir organizasyon tarafından yürütülen, herhangi bir bireysel bilginin bulunmadığı bir çalışmanın sonuçlarını yürütmek veya yayımlamak için gerekli değildir.

RLS için risk altında olanların prevalansını belirlemek için, çalışmalarda RLS prevalansını değerlendirmek amaçlı uluslararası huzursuz bacak sendromu çalışma grubu tarafından hazırlanan standart anketlerden birini kullanmayı seçtik: "geçtiğimiz yılda, kendi deneyimlerinize göre ve başkalarının size anlattıklarına göre, ne sıklıkla bacaklarınızda ürperme, sürünme veya sızlama şeklinde geceleri ortaya çıkan ve uykuya dalmak üzere yattığınızda hareket etmeye sevk edici uyarılar oluyordu?" Olası yanıtlar şöyleydi: her gece veya hemen her gece, haftada birkaç gece, ayda birkaç gece, nadiren, hiç.

Yanıt verenler ve haftada en az birkaç gece bunları hissedenlere şu soru soruldu: "Bu hislerin günün diğer saatlerine nazaran geceleri daha mı kötü, aynı mı, daha mı iyi olduğunu söyleyebilirsiniz?" Haftada en az birkaç gece bu hoş olmayan hisleri hisseden kişiler, hisleri gece kötüleşiyorsa, RLS'si var olarak ayırtedildi.

Katılımcılara "geçen yıl, kendi deneyimlerinize göre veya başkalarının size anlattığına göre geceleri ne sıklıkla vücudunuzu hareket ettiriyor veya uyanıyorsunuz?" sorusu da soruldu. Ek olarak normal uyku zamanları ve uyanma zamanlarının hafta içi ve dışı ile bu günlerde normalde kaç saat uyudukları ile ilgili sorgulandı. Yanıt verenlere uykuya dalma güçlüklerinin geçtiğimiz yılda ne sıklıkla olduğu, gece uyanıp uyanmadıkları, çok erken uyanıp uykuya dalamama durumlarının olup olmadığı, dinlenmemiş kalkıp kalkmadıkları, uyku sırasında nefeslerinin durup durmadığı, uyanık sürelerinde ne sıklıkla kendilerini yorgun ve bitkin hissettikleri soruldu. Bu konulara sıklık yanıtları; her gece veya neredeyse her gece, haftada birkaç gece, ayda birkaç gece, nadiren veya hiç şeklindeydi. Bu semptomları haftada birkaç gece veya daha fazla şeklinde bildiren kişiler özel uyku problemi / bozukluğu olarak isimlendirildiler.

Uyku apnesi olması riski Berlin anketinin kullanımıyla belirlendi. Bu anket polisomnografi bulguları ile oldukça iyi korele bir ankettir. Benzer olarak yanıt verenlere, bir doktor tarafından şu hastalıklarının olup olmadığı soruldu. (evet, hayır) Kalp hastalığı veya Hipertansiyon, artrit, diabet, akciğer hastalığı, Gastro Özofagial Reflü (GÖR), anksiyete bozukluğu veya depresyon. Demografik bilgilerde toplandı.   Kuzeydoğu, ortabatı, güney, batıdan çeşitli yerleşim yerleri çalışmaya katılanların yaşam alanlarını oluşturuyordu.

İstatiksel analizler yaş ve cinsiyet farklılıkları için ilişkilerin *2 testleri dahil edilmiştir. Rahatsız edici bacak hissi semptomlarını her gece yaşayanlar, neredeyse her gece veya haftada birkaç gece ve daha fazla yaşayanlar ve semptomları gece kötüleşenler RLS için risk altında olarak belirlenmiştir. Bulunan bir uyku bozukluğu tanısı ve yaş, cinsiyet için ayarlama sonrası belirgin ilişkili medikal durumlara göre her uyku problemi için odds belirlemek amacıyla çoklu lojistik regresyon modelleri kullanıldı.

 

             SONUÇLAR

 

Toplam çalışma örneğinde benzer sayıda kadın (n=775) ve erkek (n=731) ile görüşülmüştür ve ortalama yaş 49'dur. %62'si evli, %33'ü bekardır ve %5'i bir başkası ile birlikte yaşamaktadır. ABD popülasyonu ile uyumlu olarak, %36'sı güneyde, %21'i batıda, %2'si orta batıda ve %19'u kuzeydoğuda yaşamaktadır; %84'ü beyaz, ve %16'sı azınlıktı; %52'si tam zamanlı çalışıyordu ve bunlardan %80'inde düzenli gündüz vardiyaları vardı.

Yanıt verenlerin %15'i haftada birkaç gece bacaklarını hareket ettirmeye yönelik hissi belirtirken, %8'i bu hislerin her gece veya neredeyse her gece olduğunu bildirmiştir. Haftada en az birkaç gece hissettiğini söyleyenlerden %65'i hislerin gece kötüleştiğini bildirmiştir. Dolayısıyla, bu çalışmadaki bireylerin %9,7'si RLS kriterlerine uygundur. Bu oran erkeklerde %8, kadınlarda ise %11 olarak bulundu. Bunlardan daha katı kriterlere uyanlar her gece veya neredeyse her gece bacak huzursuzluğu olup, hisleri gece kötüleşenlerin %5'i erkek, %6'sı kadındı. Çalışma sonuçlarının şaşırtıcı bir bulgusu RLS semptomlarının prevelansındaki belirgin bölgesel varyasyondu. Kuzeydoğu Amerika'dan olan   hastalar diğer bölgedekilere göre RLS için daha az ihtimalle risk altındaydılar. (p<0,05) Güneydekiler herhangi diğer bölgelerdekinden yaklaşık 2 kat daha sık RLS yaşama ihtimaline sahipti. Rahatsız edici bacak hissi olan hastaları karşılaştıran data analiz edildiğinde (her gece veya hemen her gece) güneylilerde diğer coğrafi bölgelere göre istatiksel olarak belirgin yüksek ihtimal vardı. (p<0,05)

Birçok yaşam şekli faktörü RLS semptomları ile ilişkilidir; çalışmayanlar ve sigara içenler daha fazla oranda RLS semptomu belirtmiştir. (p<0,05) NSF çalışmasına dahil edilen medikal durumların çoğunun varlığı (HT, artrit, GÖR, depresyon, anksiyete ve diabet) RLS semptomlarının artması ile ilişkili olmuştur. (p<0,05) Kalp ve akciğer hastalığı olanlarda RLS semptomlarının artması yönünde eğilim bulunmaktadır. (p<0,10)

Berlin anketi kullanılarak, çalışmada uyku apnesi için risk altında kalan kişiler belirlendi. Toplamda yanıt verenlerin %26'sı uyku apnesi için risk altındaydı. RLS için risk altında olanlardan %52'si uyku apnesi için riske sahipken, RLS riski olmayanların %23'ü uyku apnesi için riske sahipti.(p<0,05)

Aynı zamanda RLS riski olanlar ile uyku davranışları arasında şaşırtıcı ilişkiler vardı. RLS riski olanların, gecede 6 saatten az uyuma oranı fazlaydı; uykusuzluk semptomları artmıştı ve vücut hareketleri artmıştı. (p<0,05) Ek olarak daha büyük ihtimalle haftada birkaç geceden fazla planladıklarından daha fazla uyanık kalıyorlar; uykuya dalmaları 30dk’dan fazla sürüyor ve RLS riskinde olmayanlara göre gün içi bitkinliğini daha fazla bildiriyorlardı. (p<0,05)

RLS semptomlarını onaylayanlarda daha fazla gün içi problem olduğu görülüyordu. (p<0,05) Aynı zamanda olayları unutma ve sersemlik hissi daha fazla oranda bildiriliyordu. (p<0,05 hepsi için) Erkeklerin %55'i ve yanıt verenlerin %45'i gece sıklıkla hareket ettiğini bildiriyordu ve bunların çoğu güneydendi.          

 

TARTIŞMA

 

Bu çalışmadaki yeni bulgular; ABD'nin kuzeydoğusundaki kişilerdeki RLS semptomları riskinin azlığıdır ve RLS riskiyle uyku apne ve bozulmuş gün içi performansın ilişkisidir.

NSF 2005 çalışması, diğer çalışmalarla uyumlu olarak ABD erişkin popülasyonunun yaklaşık %10'unda RLS semptomları olduğunu göstermiştir. Buna ilaveten, bu çalışma RLS semptomları prevelansındaki ilgi çekici bölgesel varyasyonları da göstermektedir, bunun ilk kez rapor edildiğini düşünüyoruz. Spesifik olarak, RLS semptomları, ülkenin diğer bölgelerine göre kuzeydoğu ABD'de çok daha az yaygındır. Bunun birçok olası açıklaması vardır; mesela RLS riskini artıran (obezite, sigara) birçok faktör ülkenin diğer bölgelerinde daha yaygındır. Diğer olasılık, demir eksikliği prevelansındaki bölgesel varyasyondur. Demir eksikliği, RLS semptomlarına kesinlikle eşlik eder. Üçüncü Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırma Surveyi'nin kısa bir özeti; güney, kuzeydoğu, batı ve ortabatı bölgelerinde sırasıyla %8,2, %6,9, %5,8 ve %5,6'lık bir anemi prevelansını göstermiştir. Belirgin olarak, bu veriler birçok nedenden dolayı karşılaştırabilir değildir, örneğin NSF surveyi düşük yanıt oranlı çalışmadır ve anlamlı örnekleme hatalarına yönlenmiştir. Üçüncü Ulusal Sağlık ve Beslenme Araştırma Surveyindeki veriler bir dekat önce toplanmasına rağmen, bu çalışma aynı zamanda 2004'ün sonlarında yapılarak güncel niteliği de kazanmıştır. Her çalışmadaki yaş aralıkları ve coğrafi bölgelerin tanımlaması farklıdır. Güneyde hem anemi hem de RLS semptomları daha sık görüldüğünden dolayı bulgular şaşırtıcıdır. Bu ilişki en iyi ihtimalle hipotez üretici olarak düşünülebilinir çünkü demir eksikliğinin biyolojik zeminini RLS patogenezinde bir faktör olarak desteklemektedir.

RLS semptomlarının 65 yaşa kadar yaşla birlikte artma eğiliminde olduğunu ve erkeklere kıyasla kadınlarda prevelansta artış yönünde eğilim olduğu bulundu. Aynı zamanda RLS semptomları ve hem sigara içme hem de aşırı kilolu olma arasında da ilişki olduğu doğrulandı. Fiziksel ve mental sağlık problemleri ve RLS semptomları arasında kuvvetli ilişki bulunmaktadır ve diğerleri tarafından da bildirilmektedir.

Bulgular REST çalışması sonuçlarını hem desteklemekte hem de ondan farklılık göstermektedir.

RLS epidemiyoloji, semptomlar ve tedavi (REST) çalışmasının sonuçlarında haftalık semptomların prevelansı %5, en az haftada 2 kez olan semptomların prevelansı %2,7 olarak bulunmuştur. REST çalışması birçok batı Avrupa ülkesinden ve ABD'den 15391 tamamlanmış anketi içermektedir. REST çalışması RLS ile ilgili (ek olarak tarama öncesi ve tarama sonrası sorular) 6 soru kullanmaktadır ve sonuçta RLS prevelans tahmini beklenmedik şekilde daha konservatiftir. Diğer yandan, bu çalışmada bulunan %10'luk prevelans diğer geniş skalalı popülasyon çalışmalarında bildirilene oldukça yakındır. REST çalışmasıyla karşılaştırıldığında NSF 2005 çalışmasının bulguları sıklık kriterlerinin önemini vurgulamaktadır. Eğer RLS riski her gece veya hemen her gece semptom olmasını gerektiriyorsa ve semptomların gece kötüleşmesi gerekiyorsa, prevelans düşük olacaktır. Bir çok RLS klinik tanımının spesifik sıklık kriteri yoktur ve bu muhtemelen prevelans tahminlerinde çeşitliliğe yol açmaktadır. Bu aynı zamanda RLS'nin popülasyonun %10'undan azında tanı alıp tedavi görmesi gibi bir çok hekim ve hastanın sık olmayan semptomlar için uzun dönem tedaviyi ele alma gönüllüsü olmamasının nedenlerinden birisidir.

REST çalışması 6014 ABD katılımcısını içermektedir, fakat semptomlardaki bölgesel varyasyon rapora dahil edilmemiştir. REST çalışması medikal sonuçlar çalışmasının 36 başlıklı kısa formuna dayanılan yaşam kalitesi ile ilgili bazı bilgiler içerse de, çoğu katılımcı çalışmanın bu bölümünü tamamlamamıştır; REST araştırmacıları RLS semptomlarını yaşam şekli veya sağlık ile ilişkilendirememişlerdir.

Bu çalışmada sık vücut hareketlerinin sıklığı onu nonspesifik bir bulgu haline getirmiştir. Bu çalışmada bu bildirilen semptoma dayalı olarak herhangi bir sonuç çıkaramıyoruz. Ancak hastalara vücut seğirmesinin sorulmasının kullanışlı bir klinik değerlendirme yöntemi olmayabileceği öne sürülüyor.

Bu NSF çalışması literatürde sıklıkla bildirilen %10'luk RLS prevelansını, haftada birkaç gün veya daha fazla rahatsız bacak hissi ve geceleri kötüleşme tanımını kullanarak doğrulamaktadır. Bu bulgular RLS semptomlarını hasarlı gündüz fonksiyonu, uyku apnesi ve diğer uyku şikayetleriyle sağlıksız yaşam şekli ile ilişkili olduğunu doğrulamaktadır. RLS'nin belirlenmesi ve tedavi edilmesi uyku kalitesini ve gün içi fonksiyonu iyileştirebilecektir.    

 

 

http://www.chestjournal.org/cgi/content/abstract/129/1/76

 

 

Copyright: UykuBozuklugu.com 2005-2006 Tasarım: Dr.Rıza Eröksüz İçerik&Düzenleme: Prof.Dr.Mehmet Karadağ