Bugünün Tarihi:
 
Sık Kullanılanlara Ekle

 LİTERATÜR 018:

< ANASAYFA      

                                                                                                       

 

DİYABET GELİŞİMİNDE UYKU SÜRESİNİN ETKİSİ

 

Diyabet dünyada yaygın bir sağlık problemidir. Prevalansı artarak devam etmekte ve Türkiye’de yaklaşık 2.5 milyon insanı etkilemektedir. Kilo verme, artmış fiziksel aktivite gibi değişiklikler, diyabetin önlenmesi için önemli olmakla birlikte; hastalığın diğer bileşenlerini anlamak ve engellemeye yönelik ek stratejiler geliştirmek için gayret gerekmektedir. Diyabet ve uyku arasındaki ilişkiyi anlamak bu çabaların önemli bir kısmı sayılabilir.

Fizyolojik veriler; kısa dönem uyku süresindeki azalmanın, azalmış karbonhidrat toleransı, insülin direnci, artmış sempatik tonus ve kortizol oranlarındaki artış gibi metabolik ve endokrin fonksiyonlarda belirgin değişikliklere yol açtığını göstermektedir. Bu değişiklikler, uzun dönem uyku  süresinde azalma ile diyabetin aşikar olmasına neden olmaktadır. Uyku deprivasyonu gece kortizol düzeylerinde yükselmeye yol açar bu da insülin direncini predispoze edebilir. Uykunun kısıtlanması aynı zamanda sempatik tonusta artışa yol açar, bu da pankreas fonksiyonları üzerine inhibitör etki göstererek glukoz toleransında azalmaya neden olur.

Yale Üniversitesinden Dr. H. Klar Yaggi ve arkadaşları Massachusetts Male Aging Study (MMAS)’de 15 yıllık periyodda kaydedilmiş erkekler arasında belirtilen uyku süresi ve diyabet arasındaki ilişkiyi ölçmüş ve sonuçlarını  Diabetes Care 29:657-661, 2006 yayınlamışlardır. 

 

           Modern toplumda uykusuzluk yaygın bir durumdur. Kanıtlar bir yüzyıl öncesine göre 1,5 saat daha az olmak üzere gecede 6,8 saat uyuduğumuzu göstermektedir. Erişkinlerin üçte biri gecede 6 saatten az uyumaktadır. Bu değişime yol açan faktörler; çevredeki ışıkların artışı, çalışma saatlerinin uzun oluşu, gece işi/nöbetlerdeki artış, TV, radyo ve internet kullanımıdır.

Massachusetts Male Aging Study (MMAS) rastgele seçilen erkek olgulardan oluşan kohort çalışmasıdır. MMAS 40-70 yaşlarında Boston’lu 1709 erkek 1987-1989 arasında belirlendi (baseline T1). Kabul edilenler 1995-1997 (T2) (n=1156) ve 2002-2004 (T3) (n=855) yıllarında takip edildi. Protokol önceden tanımlandı. Her vakaya eğitilmiş tekniker tarafından evinde ziyaret edilerek sağlık anketi uygulandı. Uyandıktan sonraki 4 saat içinde hormon düzeylerinin epizodik sekresyonu ve diürnal ritmini kontrol için 30 dk arayla iki kan örneği alındı. Aynı ölçüm protokolü her üç zamanda da tekrarlandı.

            Her olguya sağlık personeli tarafından diyabeti olup olmadığı, var ise tedavi alıp almadığı, tanı yaşı ve yılı soruldu. T1’de DM tanısı almayanlar ile T1-T3’te tanı alanların insidansı tanımlandı,tanı aldığı tarih 1 Temmuz olarak kabul edildi.

      Analiz için ortalama uyku süreleri 5 kategoride gruplandırıldı: <5, 6, 7,8 ve >8 saat

            Karıştırıcı özelliği olan potansiyel değişkenler; yaş, medeni hali ve meslek durumu, yıllık gelir, sigara içimi, istirahatte ve çalışırken harcanan kalori, alkol alımı, kalori alımı, HT, kalp hastalığı ve kanser gibi sağlık problemleri olarak belirlendi. Hastaların bel çevreleri ölçüldü.

            Uyku süresinin DM’e nasıl yol açtığını anlamak için total testesteron ve kortizol düzeyleri bakıldı. İntra-interassay değişken katsayılar testesteron için %5.4 ve 8.0, kortizol için %4.3 ve 5.4 olarak belirlendi

          

 İstatistiksel Analiz

 

            Değişken kategoriler arasındaki ölçüm için X² testi kullanıldı. T1’de DM tanısı almayan erkeklerde kişi yılı T1’den tanı yılına ya da çalışmanın sonuna kadar toplandı. Her bir uyku süresi kategorisinde diyabet için insidans oranı(IRs) ve rölatif risk(RRs) hesaplandı. Her bir analizde gecede 7 saatlik uyku  süresi referans  kategori olarak alındı.

            

            Çalışma Örnekleri

1709  kişi içinde 1567 kişide başlangıçta DM tanısı yoktu, başlangıçta DM tanısı olmayan 1564 kişi risk grubu olarak tanımlandı. Analitik grup takiplerde risk grubu içinde diyabet durumu belirlenen 1139 kişiden oluştu

 Sınıflandırmaya alınmayan 425 kişi içinde;

      181’i ölüm

      200’ü takibi kabul etmeme

      43’ü veri kaybı

      1’i diyabet gelişen ancak tanı zamanı belirlenemediği için sınıflandırmaya alınmadı

 

       SONUÇLAR

Tüm örnek (T1) (n=1709), risk altındaki örnek(T2) (n=1564) ve analiz altındaki örnek(T3)  (n=1139) özellikleri incelendi. T1’i oluşturanların çoğu beyaz, evli, çalışan ve lise üzerinde eğitimliydi. Analiz edilen 1139 erkek, risk altında olup analiz edilmeyen 425 erkeğe kıyasla önemli ölçüde genç, beyaz, evli çalışan ve yüksek eğitimli kişilerdi (tümü P≤0.003).

Risk altındaki analiz edilen ve analiz edilmeyen grupların arasındaki uyku süresinin dağılımı incelendi, fakat analiz edilen ve edilmeyen gruplar arasındaki dağılım istatistiksel önem taşımıyordu (X²,P=0.06).

14.737 kişi-sene takibinde, toplam diyabetli olgu 90 idi(kaba IR=611/100.000kişi-sene[95%CI 497-751] ). Diyabetli olguların uyku süresi dağılımına göre:

 

Uyku Süresi

5 Saatten Az

6 Saat

7 Saat

8 Saat

8 Saatten Fazla

Hasta Sayısı

12

21

22

23

12

 

Analizin bu safhasında olası şaşırtıcı veya karıştırıcı değişkenler azaltıldı. Çünkü evlilik, çalışma durumu, fiziksel aktivite, alkol alımı, kalori alımı, kalp hastalığı, kanser, depresif semptomlar; diyabet olma olasılığı ile ilişkili değillerdi. Geri kalan değişkenlerin uyku süresi ile ilişkileri araştırıldı. Bu bilgilerde açık bir düzen izlendi.

İki uçtaki uyku süreleri (gecede ≤5 ve >8 saat uyku süresi) olanlarda gecede 7 saat uyuyanlara göre diyabet riski ile ilgili kötü risk profilleri vardı. Gecede 7 saat uyuyanlar; daha genç(P=0.0021), yüksek eğitimli(P<0.0001), sağlıklı(P=0.0008) ve daha yüksek testesteron düzeylerine sahip kişilerdi(P=0.0313). İstatistiksel anlamı olmasa da  sigara hipertansiyon, bel çevresi ve kortizol düzeyi için de aynı düzen geçerliydi. Gecede 7 saat uyuyanlarda; sigara içme prevalansı, hipertansiyon ve ortalama BMI daha düşüktü ama kortizol yüksekti.

Diyabet olma olasılığı ve uyku süresi arasındaki ilişkiyi gösteren poisson regresyon modellerinin sonucu araştırıldı. Uyku süresine göre kaba RRs(olası risk) şöyleydi:

 

Uyku Süresi

5 Saatten Az

6 Saat

7 Saat

8 Saat

8 Saatten Fazla

Risk Oranı

     2.59

    1.91

    1

   1.40

    3.69

  95%CI

1.28-5.23

1.05-3.48

    1

0.78-2.51

1.83-7.46

 

Yaş için yapılan düzeltmelerde; RRs’de değişiklik görülmedi. Son modelde taban yaş dekadı, HT, şimdiki sigara içimi, kişisel sağlık durum değerlendirmesi, bel çevresi ve eğitim düzeyi için düzeltmeler yapıldı. RRs az uyku çeken ve fazla uyuyan erkeklerde diyabet riskinin yüksek olduğunu gösterdi. 7 saat uyuyanlara göre ≤5 veya 6 h uyuyanlarda 2 kat, >8 h uyuyanlarda 3 kat DM riskinin artmış olduğu bulundu. Neden tersi olmadığını göstermek için (başlangıçta gizli diyabeti olanlar da uyku sorunu çekiyor) bu model tekrar değerlendirilip başlangıçtan bir yıl içinde diyabet gelişenler modelden çıkarıldı. Sonuçta; ≤5 saat uyuyanlar için RR 2.05’e(1.95’ten) yükseldi, >8 saat uyuyanlar için 3.02’ye(3.12’den) düştü. Dolayısıyla fazla uykuda görülen artmış riskin çok küçük bir bölümü T1’de fark edilmeyen ve tanı konulmayan diyabetle ilişkili olabilir.

Uyku süresi ve diyabet arasındaki ilişkiyi daha iyi açıklamak için model A’da  iki uçtaki gruplarda testesteron düzeyi için düzeltmeler yapıldığında RRs’de değişiklik oldu; ≤5 h uyuyan erkekler için %29, >8 h uyuyanlar için %11 düşmeler oldu. Son olarak model D’de kortizol düzeyi RRs ≤5 h uyuyanlarda %14, >8 h uyuyanlarda %3 düştü.

         

TARTIŞMA

 

Orta yaş erişkin erkeklerin alındığı prospektif kohort çalışmasında belirtilen uyku süresi ile tip 2 DM insidansı arasında belirgin U-shaped bağıntısı olduğu gözlendi. Kısa ve uzun uyku süresi olan erkeklerde diyabet gelişme riski anlamlı olarak artmış bulundu. Bu artmış riskler; yaş, HT, sigara içimi, sağlık durumu ve eğitime göre düzenlendiğinde devam etmekteydi.

Spiegel ve arkadaşları tarafından 11 sağlıklı genç erkek üzerinde, 6 gece için 4 saat uyku süresi ve takiben 7 gece için 12 saat uyku süresi ile glukoz metabolizması çalışılmış. Tamamen dinlenme durumu ile karşılaştırıldığında uyku deprivasyonunda glukoz toleransı daha düşük ve insülin direnci daha yüksek bulunmuş.

Uyku süresinin DM’e yol açabileceği ile ilgili birkaç mekanizma mevcuttur. Uyku deprivasyonu gece kortizol düzeylerinde yükselmeye yol açar bu da insülin direncini predispoze edebilir. Analizde kortizol için olan uygulama uyku süresinin RRs’i için minimal etkilidir. Baseline kortizol seviyesinin gösterilmesi, uyku süresinin DM riski üzerine olan etkinin gösterilmesine aracılık etmemektedir. Uykunun kısıtlanması aynı zamanda sempatik tonusta artışa yol açar, bu da pankreas fonksiyonları üzerine inhibitör etki göstererek glukoz toleransında azalmaya neden olur.

Çalışmada ≤5 h ve 6 h uyuyan erkeklerin RR üzerine bel çevresi ölçümünün minimal etkisi mevcuttur. Sekiz saatin üzerindeki uyku ile artmış risk arasındaki ilişkiyi açıklayacak fizyolojik kanıtlar bulunmamaktadır, ancak ölçülmeyen bazı değişkenler olabilmektedir. MMAS’de ölçülmeyen uykuda solunum bozukluğu bir belirleyici olabilir. Uykuda solunum bozukluğu gündüz uykululuğunun bilinen bir nedenidir. Uykuda solunum bozukluğu, artmış sempatik tonus, glukoz intoleransı, insülin direnci ve DM ile ilişkilidir.

Diyabet üzerine kısa ve uzun dönem uyku süresinin etkisini gösteren bir diğer değişken  testesterondur. Bu çalışma ve önceki çalışmalarda düşük testesteron düzeyi ile uykuda bozulma ve diyabet riski mevcuttur.

Bu çalışma erkeklerde uyku süresi ve DM insidansı arasındaki ilişkiye yönelik ilk geniş prospektif kohort çalışmasıdır.Uyku süresi DM’in ortaya çıkışında yeni bir risk faktörü olabilir. Değişkenler tanımlanmış olmasına rağmen, bilgilerde sınırlamalar mevcuttur.

Sonuç olarak ilk geniş prospektif kohort analizi olan bu çalışmaya göre;uyku süresi, orta yaş ve erişkin erkeklerde diyabet gelişimi için bir risk faktörüdür. Kısa ve uzun uyku süreleri, U-shaped risk dağılımına göre diyabet insidansında artış ile ilişkilidir

 

Kaynak:  http://care.diabetesjournals.org/cgi/content/full/29/3/657

 

           

 

 

Copyright: UykuBozuklugu.com 2005-2006 Tasarım: Dr.Rıza Eröksüz İçerik&Düzenleme: Prof.Dr.Mehmet Karadağ