Bugünün Tarihi:
 
Sık Kullanılanlara Ekle

 LİTERATÜR 009:

< ANASAYFA      

                                                                                                       

 

MORBİD OBEZİTEDE OBSTRÜKTİF APNE SENDROMU

İntragastrik balonun etkileri

 

ÖZET

 

Çalışma hedefleri: Obez hastalarda OSAS’ın nedeni perifaringeal yağ depolanmasına bağlı faringeal kesit alanının azalmasıdır. Obez hastalarda zayıflamanın üst solunum yollarının boyutları üzerindeki etkisi hala bilinmemektedir. Bu çalışmada OSAS’lı morbid obez hasalarda zayıflama öncesinde ve sonrasında faringeal kesit alanının boyutları analiz edildi.

Planlama ,düzenleme ve denekler: 17 morbid obez erkekten oluşan bir grup intragastrik balon yerleştirilerek zayıflama öncesinde ve sonrasında antropometri ve kardiorespiratuvar uyku çalışması ile incelendi. Faringeal kesit alanı akustik faringometri ile ölçüldü.

Sonuçlar: Başlangıçtaki ortalama(+SD) BMI 55.8+/- 9.9 kg/m2 idi ve intragastrik balon çıkarıldıktan (yerleştirmeden 6 ay sonra) sonra 48.6 +/-11.2 (p<0,001) kg/m2 idi. Başlangıçta hastaların viseral obeziteleri, geniş boyun çevreleri ve ağır OSAS’ları vardı. Zayıflama bel çevresinde( 156.4 +/-17.6 vs 136.7 +/- 18.4 cm; sıraya göre p<0,001), ön-arka karın çapında(37.8+/-3.0 vs 32.3+/-4.0 cm, p<0.001) ve boyun çevresinde (51.1+/-3.7 vs 47.9 +/- 4.3 cm, p<0.001) önemli derecede azalma sağladı. Dahası zayıflama OSAS’ın (AHI, 52.1+/-14.9 vs 14.0 +/-12.4 ; p<0.001) tama yakın gerilemesini sağladı. Başlangıçta obez hastalar hem yatar durumda hem ayakta iken 20 obez olmayan erkekten oluşan kontrol grubuna göre farinksin değişik seviyelerinde daha düşük faringeal kesit alanına sahiptiler. Obez hastalarda intragastrik balon yerleştirilerek zayıflama üst solunum yolları pasajının boyutlarında artma sağladı. Zayıflamadan sonra hem ortalama faringeal kesit alanı hem de glottis seviyesindeki faringeal kesit alanı obez hastalarda obez olmayan hastalara göre hala düşük idi fakat orofaringeal bileşkedeki faringeal kesit alanı her iki grupta benzer idi.

Kararlar: OSAS’lı morbid obez hastalar azalmış faringeal kesit alanına sahiptirler. Bazal vücut ağırlığında %15 lik düşüş faringeal kesit alanında yeterli azalmayı ve morbid obez hastalarda OSAS’ın önemli derecede iyileşmesini sağlar.

Anahtar kelimeler: Obezite, OSAS, Zayıflama

 

GİRİŞ

Obezite OSAS için en önemli geri dönüşümlü risk faktörüdür ve morbid obezitede OSAS’ın tahmini prevalansı %40’tır.Obez hastalarda viseral yağ depolanması ve geniş boyun çevresi OSAS için bilinen risk faktörleridir. Obez hastalarda OSAS’ın yüksek prevelansının nedeni, üst solunum yollarına yağ dokusu depolarının yük olmasıdır. Sonuş olarak OSAS’lı obez hastalarda kontrol grubuna göre üst solunum yollarının etrafında artmış yağ dokusu depolanması ve azalmış faringeal kesit alanı mevcuttur.

Bariatrik (mide balon operasyonu) operasyonla tedavi edilen morbid obez hastalarda zayıflama OSAS’ın güniçi semptomlarında düzelme ve uyku sırasında apne sayılarının azalmasını sağlar. Fakat zayıflamanın obez hastalarda üst dolunum yollarının boyutları üzerindeki etkisi hala tam olarak bilinmemektedir. Bu çalışmada  bir grup erkek OSAS’lı obez hastada zayıflama öncesinde ve sonrasında üst solunum yolları boyutları incelendi.

 

METOD VE MATERYALLER

Deneysel planlama: Toplam 18 orta yaşlı (yaş dağılımı 26-62 yaş arasında), sigara kullanmayan, OSAS tanısı olan morbid obez erkek çalışmaya alındı.Hastalar geçici intragastrik balon yerleştirilmesi sonrası laparoskopik ayarlanabilir gasrik bant operasyonu ile tedavi edildiler. Belirlenmiş kriterlere göre BMI>40kg/m2 olan hastalar operasyon için uygun olarak seçildi. Laparoskopik gastrik bant operasyonu öncesi  BMI>50kg/m2 olan (ciddi viseral obezitesi) veya yüksek anestezi riski olan hastalara yeterli kilo verebilmeleri için geçici intragastrik balon yerleştirildi ki açık cerrahiye dönüştürülme ve yüksek anestezi riski azalsın. Bütün hastalar deneysel ve klinik prosedürler hakkında bilgilendirilip yazılı onayları alındı ve bütün hastalar intragastrik balon yerleştirilmesi öncesinde ve sonrasında değerlendirildi. Hastaların hiçbirinin başlangıçtan itibaren 3 ay öncesine kadar 3 kilodan fazla kilo kaybı hikayesi yoktu. Hastalar antropometri, spirometri, oksijen saturasyonu, kardiyorespiratuvar uyku çalışması ve akustik faringometri ile değerlendirildi.

İntragastrik balon: İntragastrik balon sistemi kullanıldı (BioEnterics Intragastrik balon; INANEMED Sağlık Santa Barbara, CA). Kullanılan sistem 500-700 ml saline solusyonu ile doldurulabilen düz elastik silikon bir balondur. Balonun hem yerleştirilme hem çıkarılma işlemi anestezi altında endoskopi ile gerçekleştirilir. İntragastrik balon sisteminin yerleştirilmesinden sonra 2 hafta boyunca bütün hastalara sıvı diyet alması önerildi. Daha sonra bu intragastrik balon sistemini kullanan hastalara özel geliştirilmiş kural listesi ile beraber kademeli olarak katı diyete geçildi. Her iki diyetin de 24 saatlik enerji alımı 2.5 MJ (40%protein, 25%yağ, 35%karbonhidrat) olacak sekilde düzenlendi. Balon yerleştirildikten 6 ay sonra çıkarıldı.

Antropometri: Bütün antropometrik ölçümler hastalar ayakkabısız ve üzerlerinde hafif kıyafetler var iken yapıldı. Bel çevreleri belirlenmiş referans metodlara göre ölçüldü. Karın arka-ön çapı (viseral yağ depolanması indeksi) hasta normal nefes alıp verirken ve yatar pozisyonda iken karnın en yüksek noktasından özel bir aletle ölçüldü. OSAS’ın prognostik indeksi olan boyun çevresi krikotiroid membran seviyesinden ölçüldü.

Akciğer fonksiyon değerlendirmesi: Akciğer fonksiyon değerlendirilmesi mikrobilgisayar sistemine bağlanmış Fleisch termostatik pnömotakograf ile yapıldı (Biomedin, Padova, İtalya). Bütün ölçümler standart kriterlere göre yapıldı. FEV1 ve FVC ölçüldü ve FEV1/FVC hesaplandı. Vilijanen ve arkadaşlarının belirlediği referans değerler kullanıldı. Okijen saturasyonları bütün hastalarda ayakta ve yatar pozisyonda bakıldı.

Uyku çalışması: Bütün hastalara; hava akımı (ağız ve burun termistörleri ile); torasik ve abdominal hareketler (gerginlik ölçülerek); horlama (mikrofon ile); oksijen saturasyonu ve nabız hızı (parmak probu ile) içeren kardiyorespiratuvar uyku çalışması yapıldı. Anormal solunumsal olaylar aşağıdaki gibi tanımlandı; obstruktif apne, devam eden torakoabdominal duvar hareketleri ile hava akımının en az 10 saniye boyunca kesilmesi; santral apne, torakoabdominal hareketler ve hava akımının en az 10 saniye boyunca kesilmesi; miks apne, torakoabdominal hareketlerin ve hava akımının kesilmesi ardından hava akımının kesilmesinin devam etmesine karşın solunumsal çabanın başlaması ve bu olayların en az 10 saniye sürmesi, hipopne, hava akımında veya torasik ve abdominal hareketlerde en az %50 azalma . Desaturasyonlar apne veya hipopne skorlamasında kriter olarak kullanılmadı. Apne-hipopne indeksi(AHİ) apne ve hipopne sayılarının toplamının kaydedilen uyku saatine bölünmesi olarak tanımlandı.

OSAS’ın gün içi semptomları: Epworth uyku skalası (ESS) bütün hastaları değerlendirmek için kullanıldı ve eğitilmiş bir kişi tarafından uygulandı. ESS 8 tane sorudan oluşan bir ankettir ve gündüz bazı yaygın durumlarda hastaların uyuma eğilimini değerlendirmek için hazırlanmıştır. Skor 0 ile (en az uykulu) ile 24 (en çok uykulu) arasında değişir.

Akustik faringometri: Üst solunum yollarının boyutları akustik faringometri ile ölçüldü. (Ecco vision acoustik faringometer, SensorMedics,Pembroke,MA). Faringometer oral kaviteden hipofarinkse kadar olan üst solunum yolları kesit alanını değerlendirmek için akustik teknoloji kullanır. Bu teknik, bir ses kaynağından yayılan ve yansıdığı yer olan üst solunum yolundaki bir dalga tüpü boyunca hareket eden ses dalgalarının analizine dayanır. Oluşan ve yansıyan dalgalar ağız boşluğunun girişine yerleştirilen bir mikrofon tarafından kaydedilir. İki sinyal arasındaki farktan hava yollarındaki alan değişikliği, kaydeden mikrofonun uzaklığının fonksiyonu olarak değerlendirilir. Böylece faringeal kesit alanının değişkenliğinin(cm2)  farinksin uzunluğuna(cm) oranını gösteren bir grafik ortaya çıkar. Bu grafik boyunca farklı faringeal anatomik yapılar tanımlanır ve farinksin kesit alanı çeşitli anatomik seviyeler boyunca ölçülebilir. Martin ve arkadaşlarının tanımladığı metoda göre; bu çalışmada orofaringeal bileşkedeki faringeal kesit alanı, glottis seviyesindeki kesit alanı ve bu ikisi arasındaki alanın ortalama kesit alanı ölçülmüştür. Ortalama faringeal kesit alanını hesaplamak için dört tane faringeal kesit alanının ortalaması kullanıldı. Faringeal kesit alanı hasta hem ayakta iken hem de yatar pozisyonda iken ağzından normal nefes alıp verirken ölçüldü. Bilgiler eğitimli görevli tarafından elde edildi ve incelendi.

İstatiksel analiz: Bütün bilgiler ortalama+/- SD şeklinde ifade edildi. Obez hastalarda zayıflama öncesi ve sonrası elde edilen değerleri karşılaştırmak için Wilcoxon rank sum test kullanıldı. Obez hastalarla kontrol grubu arasındaki farkı incelemek için Mann-Whitney U test kullanıldı. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkiler teklideğişken ve çokludeğişken regresyon analizleri ile çalışıldı. İstatiksel analiz istatiksel bilgisayar paketi ile yapıldı.

                  

SONUÇLAR

 

İntragastrik balon bütün hastalara başarılı bir şekilde yerleştirildi. Fakat bir hastada balon yerleştirildikten birkaç gün sonra gastrik intolerans nedeniyle çıkarıldı. Bu yüzden toplam 17 hasta intragastrik balon ile olan 6 aylık tedavi protokolunu başarıyla tamamladı. Önemli bir komplikasyon gelişmedi.

17 tane morbid obez hastanın intragastrik balon yerleştirilmesinden önce ve çıkarılmasından sonra olan klinik özellikleri tablo 1’de gösterilmiştir. Başlangıçta bütün bireyler geniş bel çevreleri ve karın ön-arka çapının da gösterdiği gibi belirgin viseral yağ depolaması ile beraber morbid obez idi (BMI 46.0 ile 82.0 kg/m2 arasında). Akciğer fonksiyon testleri restriktif solunum yetmezliği ile beraber yatar pozisyona geçtiğinde önemli miktardaki oksijen saturasyon düşüklüğü vardı (p<0.01). AHİ bütün hastalarda >20sayı/saat ve 17 hastadan 13’ünde >50sayı/saat idi.

 

     Tablo 1: 17 morbid obez hastanın intragastrik balon tedavisi öncesi ve sonrası klinik özellikleri:

 

                  Karakterler                                                      Önce                       Sonra

 Antropometri

   Vücut ağırlığı, kg                                                         168.1 +/- 27.9           143.9 +/- 29.4 ’

   BMI, kg/m2                                                                55.8 +/- 9.9               48.6 +/- 11.2 ’

   Bel çevresi, cm                                                           156.4 +/-17.6            136..8 +/- 18.4 ’

   Ön-arka karın çapı, cm                                                37.8 +/- 3.0               32.3 +/- 4.0 ’   

   Boyun çevresi, cm                                                       51.1 +/- 3.7                47.9 +/- 4.4 ’

 

 Akciğer fonksiyonları

   FVC, % beklenen                                                       74.3 +/- 13.6              88.4 +/- 16.1 ^     

   FEV1, %beklenen                                                       71.7 +/- 20.0              92.0 +/- 24.1 ^

   FVC/FEV1 oranı, %                                                   80.8 +/- 7.7                79.6 +/- 8.0

   Ayakta Spo2, %                                                     94.4 +/- 2.4                96.0 +/- 1.9 ^

   Yatarak Spo2, %                                                    92.3 +/- 2.8                94.8 +/- 1.6 ^^

 

 Uyku çalışması

   Obstrüktif apne, No                                                     277 +/- 105                90+/- 120 ^^

   Santral apne, No                                                          7 +/- 17                      1 +/- 1

   Miks apne, No                                                             16 +/- 17                    1 +/- 1

   Hipopne, No                                                                116 +/- 83                  36 +/- 55 ^

   AHI, sayı/saat                                                               59.3 +/- 18.1             14.0 +/- 12.4 ^^

   ESS skoru                                                                    11.2 +/- 5.2                4.7 +/- 2.3 ’

  

  

 

Verilen değerler +/- ortalama şeklinde

‘ : p<0.001 (wilcoxon rank sum test)

^ : p<0.005 (wilcoxon rank sum test)

^^ : p<0.01 (wilcoxon rank sum test)

 

İntragastrik balon sistemi ile belirgin ortalama kilo verildi 24.1+/-14.5 kg (3.5 ile 50.0kg arasında), bu da bazal vücut ağırlığından ortalama 14.5+/-8.9% (2.4% ile 29.7%) düşüşe denk geliyor. Fakat hastaların BMI’i bu prosedürden sonra hala morbid obez kategorisinde kaldı. Kilo kaybı bütün antropometrik ölçümlerde boyun çevresi de dahil olmak üzere belirgin  bir düşüş sağladı. Akciğer fonksiyon testleri ile yatarak ve ayaktaki oksijen saturasyonları belirgin olarak düzeldi. Son olarak zayıflama hem uyku solunum bozukluğunu düzeltti hem OSAS’ın diurnal semptomlarını azalttı. Antropometrik ölçümlerdeki düzelme ile akciğer fonksiyon testleri, oksijen aturasyonları, AHI, ESS skorlarındaki düzelme arasındaki ilişki tablo 2 de gösterilmiştir.

 

    Tablo 2: İntragastrik balon yerleştirilmesi sonrası antropometrik ölçümlerlerdeki değişim ile akciğer fonksiyon tetleri,oksijen saturasyonları, AHI, ESS skorundaki değişim arasındaki basit doğrusal ilişki katsayıları

 

    Değişkenler       vücut ağırlığı* bel çevresi* ön-arka karın çapı*boyun çevresi*

  

      FVC*                        0,622’               0,542’             0,535’              0,475

      FEV1*                      0,614’               0,524’              0,574’              0,462

      Ayakta  Spo2*          0,657^              0,659^             0,735^              0,363

      Yatarak Spo2*          0,474                0,690^             0,534’              0,678^

      AHI*                         0,220                0,519’             0,179                0,287

      ESS skoru*                0,521’               0,580’             0,321                0,389

 

           * : değişim       ‘ : p<0.05         ^ : p<0.01

 

 

            

 

OSAS’ın düzelmesi, intragastrik balon sistemi ile başarılı tedavi edilen hasta sayısı değerlendirilerek incelendi. Başarı, AHI’de %50’lik azalma ile beraber AHI’de 20sayı/saat azalma olarak kabul edildi. Bu kritere göre 17 hastadan 10’u (58.8%) başarılı oldu. İntragastrik balon tedavisi ile verilen ortalama kilo yüzdesi başarılı olanlarda olmayanlara göre daha fazla idi (19.7+/-7.6 vs 6.9+/- 3.3%, p<0.001). Başarılı olanlardan en düşük verilen kilo yüzdesi 8.8%; başarısız olanlardan en yüksek verilen kilo yüzdesi 12.2% idi.

17 morbid obez hastada intragastrik balon yerleştirilme öncesinde ve sonrasında akustik refleksyon tekniği ile ölçülen faringeal kesit alanları Şekil 1’de gösterilmiştir. 20 obez olmayan (BMI 19.7 ile 29.6 kg/m2 arasında) orta yaşlı erkekten oluşan bir grubun faringometrik ölçümleri karşılaştırma için kullanıldı. Başlangıçta obez olmayan bireylerin ve obez hastaların BMI’i (24.9+/-2.8 vs 55.8+/-9.9kg/m2, sırasıyla p<0.001), bel çevresi ( 89.9+/-6.8 vs 156.4+/-17.66 cm, sırasıyla p<0.001), karın ön-arka çapı (21.9+/-1.9 vs37.8+/-3.7cm, sırasıyla p<0.001), boyun çevresi (39.3+/-2.4vs 51.1+/-3.7cm, sırasıyla p<0.001) arasında belirgin fark vardı. Hem yatar pozisyonda hem de ayakta iken bütün farinks boyunca obez hastalar obez olmayan kişilerde göre daha küçük faringeal kesit alanına sahiptiler (Şekil 1). Hem obez kişilerde hem obez olmayan hastalarda yatar pozisyona geçmek orofaringeal bileşkedeki faringeal kesit alanında ve ortalama faringeal kesit alanında belirgin bir düşüş yaratmaktadır. Glottis seviyesindeki faringeal kesit alanı yatar pozisyona geçmekten pek etkilenmemektedir. Yatar duruma geçmekle ortalama faringeal kesit alanındaki düşüş oranı obez hastalarda ve obez olmayan kişilerde benzerdir. Obez olmayan kişilerde ayakta ölçülen ortalama faringeal kesit alanı BMI, karın ön-arka çapı, boyun çevresi ile ters orantılıdır. Çoklu değişken modelinde bu üç değşken bağımsız değişken kabul edildiğinde sadece karın ön-arka çapının ayakta ölçülen ortalama faringeal kesit alanı ile bağımsız ilişkisi olmaktadır. Obez hastalarda faringeal boyutlar ile antropometri arasında önemli bir ilişki saptanmamıştır.

 

Şekil 1:  17 morbid obez hastada intragastrik balon ile zayıflama öncesinde (ilk sütun) ve sonrasında (ikinci sütun) yatarak ve ayakta akustik refleksyonla ölçülen faringeal kesit alanları

20 obez olmayan erkek grubunun karşılaştırma için yayınlandı (üçüncü sütun)

-OPJ orofaringeal bileşkedeki faringeal kesit alanı

-PHAR ortalama faringeal kesit alanı

-GLOT glottis seviyesindeki faringeal kesit alanı

 

 

 

Morbid obez hastalarda intragastrik balon yerleştirilerek sağlanan zayıflama faringeal kesit alanının artmasını sağlamaktadır (Şekil 1). Hem ayakta hem de yatarak bakılan orofaringeal bileşkeo-deki faringeal kesit alanı ve ayakta bakılan ortalama faringeal kesit alanı zayıflama ile belirgin olarak artmıştır. Zayıflamadan sonra morbid obez hastaların ortalama faringeal kesit alanı (ayakta bakılan kesit alanı, 2.19+/-0.37 vs 2.65+/-0.55cm2, sırasıyla p<0.01; yatarak bakılan kesit alanı 1.78 +/-0.32 vs 2.38+/-0.39cm2 sırasıyla p<0.001)  ve glottis seviyesindeki faringeal kesit alanı (ayakta bakılan kesit alanı 1.63+/-0.39 vs 1.99+/-0.59cm2 sırasıyla p<0.05 ;yatarak bakılan kesit alanı 1.62+/-0.22 vs 2.02 +/- 0.52 sırasıyla p<0.01) hala obez olmayan kişilere göre düşük idi. Fakat orofaringeal bileşkedeki faringeal kesit alanında (ayakta bakılan kesit alanı 1.71+/-0.61 vs 1.82+/-0.60cm2sırasıyla; yatarak bakılan kesit alanı 1.34+/-0.43 vs 1.43+/- 0.42cm2 sırasıyla) zayıflamadan sonra obez hastalarla obez olmayan hastalar arasında önemli bir fark saptanmadı. Ayakta bakılan orofaringeal bileşkede kesit alanındaki artma bel çevresinde, ön-arka karın çapında, boyun çevresindeki azalma ile ilişkilidir. Fakat multiregresyon analizine göre ön-arka karın çapındaki azalma, ayakta bakılan faringeal kesit alanındaki artış ile önemli derecede ilişkili olan tek değişkendir.

  

TARTIŞMA

 

Bu çalışmada uygun seçilmiş OSAS tanısı ve morbid obezitesi olan orta yaşlı erkekten oluşan bir grupta ortalama bir miktar zayıflamanın faringeal boyutlar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu çalışmanın ana sonucu başlangıçta düşük olan faringeal kesit alanının bu hastalarda zayıflamadan sonra arttığıdır. Faringeal boyutlardaki bu düzelme apne epizod sayılarında düşüş ve OSAS’ın güniçi semptomlarında azalma ile ilişkilidir.

Bu çalışmadaki ana kısıtlamalar düzensiz vaka kontrölü ve tam polisomnografik kayıt yerine sadece kardiyorespiratuvar uyku çalışmasının kullanılmasıdır.Dahası farinks alanını invaziv olmayan yolla tekar tekrar ölçmek için akustik refleksyon metodu kullanıldı. Ultrason faringometri 1980’lerde tanımlandı. Akustik faringeal boyutlar için normal referans değerler erkekler ve kadınlar için tanımlanmıştır. Akustik refleksyon metodu tekrar tekrar uygulama için uygundur ve eğitilmiş bir kişi tarafından bütün hastalara günde 4 defa uygulanarak bu metod geliştirilmeye çalışıldı. Bu çalışmada aynı hastadaki değişkenlik <%5 idi. Kontrol grubu olarak normal kiloda ve aynı yaşlarda olan erkeklerden oluşan bir grup kullanıldı. Bu çalışmadaki hastalarla yine aynı seviyede morbid obez ve aynı derecede viseral yağ depolanmasına sahip fakat OSAS’ı olmayan orta yaşlı erkek bir grupla karşılaştırmak ilginç olabilirdi ama bu klinik özelliklere sahip yeterli sayıda hasta bulmanın olanaksız olduğu düşünüldü.

Obez hastalarda OSAS’ın en önemli patogenetik mekanizmasının azalmış faringeal boyutlar olduğu düşünülüyor. OSAS’lı morbid obez hastalarda faringeal kesit alanı daha önceden CT ile belirlendiği gibi bu çalışmada da düşük çıktı. OSAS’lı obez hastaların faringeal alanının düşük olmasının nedeni etrafındaki yağ dokusunun bası etkisidir. Horner ve arkadaşlarını nukleer manyetik rezonanas (NMR) kullanılarak OSAS’lı obez hastalarda farinks etrafında kontrol bireylerde olmayan geniş yağ dokusu bulunduğu göstermişlerdir. Perifaringeal yağ dokusu özellikle palatofarinksin posterolateralinde birikmiştir ve burası da da uykuda solunum yollarının dinamik olarak tıkandığı yerdir. Son olarak NMR ile belirlenmiş faringeal kesit alanı ile uyku sırasındaki apne periodlarının sayısı ters orantılıdır ve boyun çevresinin fazla olması OSAS için belirlenmiş bir risk faktörüdür.

Faringel daralmanın mekanizması ne olursa olsun zayıflama ile beraber faringeal kesit alanında ve AHI’deki spontan düzelme olması, viseral obezitenin eşlik ettiği OSAS’ta azalmış üst solunum yolları boyutlarının patogenetik mekanizmaya katkısını destekliyor. Shelton ve arkadaşları iki obez hastada kilo verdikten sonra AHI’nın ve NMR ile belirlenmiş perifaringeal yağ depolanmasının spontan olarak azaldığını göstermişlerdir. Bu çalışmada zayıflama ile beraber faringeal kesit alaındaki düzelme boyun çevresindeki düzelme ile ilişkilidir ve bu da boyundaki yağ depolanmasının etkisini desteklemektedir. Diğer taraftan bu çalışmada üst hava yollarının boyutlarındaki azalma ile viseral yağ depolanmasının en iyi indeksi olan karın ön arka çapındaki azalma arasındaki ilişki saptandı. Bu çalışmadaki hastalarda intraabdominal yağ depolanması ve farinks etrafındaki yağ depolanması (viseral yağ depolanmasının iki farklı yüzü) beraber bulunmaktadır. CT ile yapılmış daha önceki çalışmalarda abdominal ve torasik bölgelerdeki yağ depolanması arasındaki ilişki hem bayanlarda hem erkeklerde gösterilmiştir. Obez kadın ve erkeklerde viseal yağ dokusunun boyutu ile sefalometrik faringeal boyutlar arasında önemli bir ilişki olduğu Shinohara ve arkadaşları tarafından bulunmuştur.

Bu çalışmada hastaların zayıflamadan sonra hala morbid obez kategorisinde kalmalarına rağmen vücüt ağırlığında ortalama bir azalma ile OSAS tama yakın gerilemiştir. OSAS’a ortalama kilo vermeden sonra kısa süreli iyi yanıt alınması daha önceden yayınlanmış olan bir bilgidir. Bu hızlı cevap üst solunum yollarının boyutlarının düzelmesine viseral ve boyun seviyesindeki yağların azalması nedeniyledir. Daha önce yapılmış bir çalışmada bütün vücut NMR ile taranarak zayıflamanın ilk savhasında abdominal viseral yağların total veya bölgesel subkütan yağlara göre daha fazla azaldığı gösterilmiştir. Bu yüzden bu çalışmada OSAS’ın düzelmesinin nedeni kalori kısıtlamasına viseral yağların sübkutan yağlara göre daha çabuk yanıt vermesi olabilir. Böyle bir hipotezin direkt olarak ıspatlanması gerekmektedir.

Sonuş olarak ortalama bir kilo kaybı ile OSAS’ta kısa süreli bir düzelme olmaktadır ve bunun nedeni üst solunum yollarının boyutunun artmasıdır. Anestezistlerin de iyi bildiği gibi OSAS’lı morbid obez hastaları operasyona hazırlamak zordur. Trakeal entübasyon, trakeal ekstubasyon, postoperatif anestezi sağlama sırasında hayati problemlerle karşılaşılabilir. Bu çalışmanın bulguları da morbid viseral obezitesi olan hastalara bariatrik ameliyat öncesi bir miktar kilo vermenin önemini desteklemektedir.

                                                          EK NOTLAR

Kısaltmalar: AHI: apne hipopne indeksi

                   BMI: vücut kitle indeksi

                   ESS: ephort uyku skoru

                   NMR: nükleer manyrtik rezonans

                   OSAS: obstrüktif uyku apne sendromu

                   Spo2: Oksijen saturasyonu

 

Moderatör: Prof. Dr. Mehmet KARADAĞ

Çeviri:         Dr. Dilber YILMAZ

Orijinal Makale: Chest. 2005;128:618-6

 

 

 

Copyright: UykuBozuklugu.com 2005-2006 Tasarım: Dr.Rıza Eröksüz İçerik&Düzenleme: Prof.Dr.Mehmet Karadağ