|
BURSA'DA
SİGARA
AKTİVİTELERİNDEN BİR DEMET
Sigara salgını, son asrın en büyük
felaketlerinden birisi olarak dünya
gündeminde yerini alırken, akciğer
kanserinden ölümlerin de en önemli
faktörü olmuştur. Akciğer kanseri, 20.
yüzyılın başlarında nadir görülen bir
hastalık iken, sigara içme
alışkanlığındaki artışa paralel olarak
sıklığı giderek artmış ve dünyada en sık
görülen kanser türü haline gelmiştir.
Amerika’da ve Avrupa’nın birçok
ülkesinde sigaranın akciğer kanserine
neden olduğu anlaşıldıktan sonra,
yapılan etkinliklerle 1965 – 1975
yılları arasında, sigara içen erkeklerin
oranı %53’ten % 36’ya, sigara içen
kadınların oranı da %32’den %29’a
inmiştir.
Gelişmiş ülkelerde sigara karşıtı
çalışmalar sigara tüketimini
sınırlarken, sigara üreticilerinin
gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde
yaptıkları reklam ve promosyon
çalışmaları sayesinde, dünyada tütün
tüketimi artmaya devam etmiştir.
Sigarayı bir kez deneyenlerin bağımlı
olma ihtimali en az esrar ve eroin kadar
yüksektir. Sigaranın bir alışkanlık
değil, bir bağımlılık olma özelliği göz
önünde bulundurularak, hedef kitle
çocuklar ve gençler seçilmiştir. Bu
politikanın başarılı olduğunun
göstergesi dünyada her yıl 5 milyon
insanın sigaraya bağlı nedenlerle ölmesi
ve bunların büyük oranda gelişmekte olan
ülkelerde olmasıdır.
SİGARANIN ZARARLARI KONUSUNDA
EĞİTİMLER
Bursa'da Prof. Dr. R. Oktay Gözü'nün
1980'li yıllarda başlattığı sigaranın
zararları konusundaki eğitim çalışmaları
Yeşilay Derneği Bursa şubesinin
katkılarıyla sürdürülmüştür. Eğitim
çalışmalarına 1990'dan sonra Dr.
Mehmet Karadağ devam etmiştir. Bursa
emniyet müdürlüğü narkotik şubesinin
katkılarıyla sigara ve uyuşturucu madde
bağımlılıkları konusunda okullarda seri konferanslar verilmiştir.
Bu aktiviteler nedeniyle Türkiye Yeşilay
Cemiyeti Genel Merkezi tarafından Prof.
Dr. R. Oktay Gözü ve Dr. Mehmet Karadağ
Yeşilay Üstün
Hizmet Plaketi ile
ödüllendirilmiştir.
 |
 |
| 18 Ocak
1992 tarihli Olay Gazetesi'nden
alınmıştır. |
TÜRKİYE’NİN İLK SİGARA BIRAKTIRMA
POLİKLİNİĞİ
Bursa’da 1992 yılında
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs
Hastalıkları kliniğinden Prof. Dr. Nihat
Özyardımcı ve Dr. Mehmet Karadağ
tarafından 434
lise ve 180 üniversite öğrencisi
arasında yapılmış olan bir anket
çalışmasında; lise öğrencilerinde;
erkeklerde %13.1, kızlarda %7 olan
sigara içme oranının, tıp fakültesi 5.
Sınıf öğrencilerinde erkeklerde %41.9’a
kızlarda %35.3’e yükseldiği tespit
edilmiştir.(Karadag
M,
Özyardımcı N: Gençlerin Sigaraya Bakışı.
İzmir Göğüs Hastalıkları Dergisi ; VI /
I: 1-6, 1992
)
Sigarayı bir kez deneyenlerin bile
bağımlı olma potansiyelinin çok yüksek
olduğunu gösteren bu veriler ülkemizde
de sigaraya karşı daha etkin mücadele
etme zorunluluğumuzun bir göstergesiydi.
Prof. Dr. Nihat Özyardımcı'nın
önderliğinde Türkiye’nin ilk Sigara
Bıraktırma Polikliniği, Uludağ
Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs
Hastalıkları Anabilim Dalında kuruldu ve
halen aktif olarak faaliyetlerini
sürdürmektedir.
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs
Hastalıkları Anabilim Dalında kurulan sigara bıraktırma polikliniğinin ilk
iki
yılının sonuçları çok başarılı bulundu ve
bu sonuçlar 1996 yılında isveçte
Stockholm 'de yapılan Avrupa Solunum
Derneği yıllık kongresinde sunuldu. (
ÖZYARDIMCI N., GÜRDAL YÜKSEL E., KUNT
UZASLAN E., ÖZCAN T., KARADAĞ M.,
GÖZÜ R. O., EGE E.: The Physician's
Role in Smoking Cessation: Result of
The First two years of Smoking Cessation
Clinic. The European Respiratory
Society (ERS) Annual Congress,
Stockholm, Sweden, September 7-11,1996)
O yıllarda
ülke genelinde yapılan çalışmalar
sonucunda, 1996 yılında 4207 sayılı
“Tütün mamüllerinin zararlarının
önlenmesine dair” kanun yürürlüğe girdi.
Ancak dünya genelinde, erkeklerde
% 47-52, kadınlarda % 10-12 sıklıkta
olan sigara kullanımı ülkemizde de
benzer oranlarda görülmeye devam etti.
Bu yasaların tek başına yeterli
olmadığının, sivil toplum örgütlerinin
etkin olarak çalışmasına ihtiyaç
olduğunun göstergesiydi.
BURSA’DAN
ULUSLAR ARASI BİR YAYIN
2000’li yılların başlarında Türkiye’nin
dördüncü büyük kenti olan Bursa, Dünya
Sağlık Örgütü (WHO) koordinasyonunda
kurulmuş olan “Sağlıklı Kentler
Projesi”ne 5 Temmuz 2000 de Türkiye’den
ilk katılan il olmuştur. Bu proje
DSÖ’nün“21.yy da herkes için sağlık”,
“İnsan hakları bildirgesi” ve “Yerel
Günden 21” prensipleri doğrultusunda
insanların fiziksel, psikolojik, sosyal
ve çevresel olarak iyi ve sağlıklı
olmalarını amaçlayan bir projedir.
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs
Hastalıkları, Aile Hekimliği ve Halk
Sağlığı Anabilim Dalları, Yerel Gündem
21 Sağlık Eğitim grubu olarak Bursa İl Sağlık
Müdürlüğü, Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve
Bursa Büyükşehir Belediye’si bir ortak
projede Bursa’da ilköğretim öğrencileri
arasında sigara içme sıklığı, sigaraya
başlama nedenleri ve sigara içme ile
ilişkili faktörlerin araştırılmasını
amaçlayan bir çalışma planlandı.
Yapılmış olan bu çalışmanın
sonuçları
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi
Aile Hekimliği Anabilim
Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Yeşim Uncu
tarafından 12.06.2006 tarihinde
Washington’ta 13. Dünya Tütün ya da
Sağlık kongresinde sunulmuştur. (Uncu
Y., Irgil E, Karadag M. Smoking Rates
and Related Risk Factors among Youth:Survey
study in Bursa Turkey. The 13th World
Conference on Tobacco Or Health.
Washington, DC, USA July 12-15, 2006 )
Kongrede çok ilgi çeken bu çalışma,
aynı yıl içerisinde The Scientific
world dergisinde yayınlanarak
uluslararsı literatürde yerini almıştır.
(Uncu
Y. Irgil E, Karadag M, Smoking
Patterns among Primary School Students
in Turkey.
The ScientificWorld Journal. 2006 Dec
28;6:1667-73.)
Çalışmaya Bursa’nın 17 coğrafi
bölgesinden rastgele örnekleme yöntemi
ile seçilmiş 17 ilköğretim okulu
alınmıştır. Bu okulların
5.-8.sınıflarında okuyan, 11-16 yaşları
arasında 12171 öğrenciye anket
uygulanmış, öğrencilerden toplam
9408’inin anket sonuçlarına ulaşılmıştır
(% 77.3). Anket Uludağ Üniversitesi
öğretim üyeleri tarafından hazırlanmış
olup, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Etik
Kurul onayından geçtikten sonra
uygulamaya konmuştur.
Öğrencilerin aileleri yazılı olarak
bilgilendirildi ve yazılı onayları
alındı. Öğrencilerin yaş, cinsiyet,
sigara içme durumları, ailede sigara
içenlerin varlığı ve sigaraya neden
başladıkları ile ilgili veriler bu
anketlerden elde edildi.
Öğrencilerin sigara içme oranları
incelendiğinde; 7798’inin ( % 82.9)
hayatlarında hiç sigara içmediği,
1259’unun (% 13.4) en az 1 kez denemiş
olduğu, 351’inin (% 3.7) ise daha önce
sigara içmiş bırakmış ya da halen
içmekte olduğu tespit edildi.
Sigaraya başlama yaş ortalaması 11.7
±
1.6 dır. Sigaraya başlama yaş aralığı
7-16 arasında değişmektedir. Erkeklerin
sigaraya başlama yaş ortalaması 11.7
±
1.7 iken, kızların sigaraya başlama yaş
ortalaması 12.0
±
1.4’tür. Her iki cinsiyet ortak
değerlendirildiğinde, yaş arttıkça
sigara içme oranlarının da arttığı
görülmektedir.
Öğrencilerin ailelerinin sigara içme
durumları incelendiğinde; 6623’ünün
(%70.4) ailesinde en az bir bireyin
sigara içmekte olduğu tespit edilmiştir.
Öğrencinin sigara içmesi ile ailesinde
sigara içen birey olması arasındaki
ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı.
Öğrencilerin sigarayı en çok arkadaşları
ile birlikteyken içtikleri (% 67.8), en
çok büyüklere özenerek başladıkları (%
31.9) ve ikinci sigaraya başlama
nedeninin merak olduğu (% 30.2) tespit
edilmiştir. Çalışmanın bir diğer ilginç
bulgusu da, öğrencilerin sigarayı
nereden sağladıkları sorgulandığında %
50.4’ünün satın aldığını söylemesidir.
Tablo: Sigara içen öğrencilerin
özellikleri
Özellikler
|
Erkek |
% |
Kız |
% |
Toplam |
% |
Sigara içme zamanı
|
|
|
|
|
|
|
|
Arkadaşlarla birlikteyken
|
212 |
68.8 |
26 |
60.5 |
238 |
67.8 |
|
Yalnızken |
71 |
23.1 |
13 |
30.2 |
84 |
23.9 |
|
Her zaman |
25 |
8.1 |
4 |
9.3 |
29 |
8.3 |
|
Sigarayı sağlama yerleri |
|
|
|
|
|
|
|
Evden alıyor |
31 |
10.1 |
11 |
25.6 |
42 |
12.0 |
|
Arkadaşlarından sağlıyor |
117 |
38.0 |
15 |
34.9 |
132 |
37.6 |
|
Satın alıyor |
160 |
51.9 |
17 |
39.5 |
177 |
50.4 |
|
Başlama nedenleri |
|
|
|
|
|
|
|
Özenme |
101 |
32.8 |
11 |
25.6 |
112 |
31.9 |
|
Merak |
95 |
30.8 |
11 |
25.6 |
106 |
30.2 |
|
Kendini kanıtlama |
32 |
10.4 |
8 |
18.6 |
40 |
11.4 |
|
Sıkıntı, stres |
37 |
12.0 |
11 |
25.6 |
48 |
13.7 |
|
Arkadaşlarından ayrılmama |
39 |
12.7 |
2 |
4.6 |
41 |
11.7 |
|
Hepsi |
4 |
1.3 |
- |
0.0 |
4 |
1.1 |
Son bölümde öğrencilerin sigarayı
bırakma ile ilgili düşünceleri
araştırılmıştır. Sigara içenlerin %
61.8’i (n:217) sigarayı bırakmayı
düşündüğünü, % 10’u kararsız olduğunu
söylemişlerdir. Sigarayı bırakmalarında
etkili olacak en önemli faktörün,
sağlıklarına zarar verdiğini görmek
olduğunu belirtmişlerdir (% 40.5,
n:142).
Çalışmada 11-16 yaş arası çocuklarda
sigara içme prevelansı % 3.6 olarak
bulundu. Bu değer, literatürdeki diğer
çalışmalar ile karşılaştırıldığında
düşük olarak değerlendirilebilir. Ogel
ve ark.’nın Türkiye’de 9 ilde yaptıkları
araştırmada 10-12 yaş grubu ilköğretim
öğrencileri arasında yaşam boyu en az 1
kez tütün kullananların oranını % 16.1
olarak vermişlerdir. WHO, CDC ve
Canadian Public Health Association’ın
1999-2005 yılları arasında 132 ülkede
13-15 yaş arası çocuklarda yürüttükleri
çalışmanın sonucuna göre gençlerde
sigara içme oranı % 8.9 civarındadır. Bu
oran Avrupa’da % 17.9, Amerika’da %
17.5, Batı Pasifik’te % 6.5, Doğu
Akdeniz’de % 5.0 ve Güney-doğu Asya’da %
4.3 olarak bildirilmektedir.
Çalışmadaki sigara içme oranının bu
verilere göre daha düşük tespit edilmesi
kısmen çalışmaya alınan yaş grubunun
daha küçük olmasından kaynaklanmaktadır.
13 yaşından küçüklerin değerlendirme
dışı bırakıldığı durumda oran % 5.1
olarak bulunmaktadır ki, bu oran Akdeniz
ülkelerinin oranlarına benzer bir
orandır. Burada dikkat çekici olan
nokta, sigara içmeyi en az bir kez
denemiş olanların oranının
yüksekliğidir. Sigarayı yaşamları boyu
en az 1 kez denemiş olanlar da
değerlendirmeye katıldığında sigara
içme oranı % 17.1’e yükselmektedir. Bir
diğer çarpıcı sonuç ise sigara içenlerin
% 19,9’unun 11 yaşından önce sigaraya
başlamış olmasıdır.
Çalışmanın özellikle yürütülmekte olan
projeye ışık tutan önemli bir bulgusu
da, bu yaş grubu çocuklarda sigara içme
alışkanlığı üzerinde çevrenin etkisidir.
Daha önce yapılan çalışmalarda da
gösterildiği gibi ailenin sigara
içmesinin çocukların sigara içmesi ile
çok yakın ilişkisi vardır.
Yine çalışma grubunda sigara içen
öğrencilerin sigaraya başlama nedenleri
araştırıldığında özenme, merak,
arkadaşlarından ayrılmama gibi nedenler
gözlenirken, çocukların büyük çoğunluğu
sigarayı ya satın aldıklarını ya da
arkadaşlarından edindiklerini
söylemişlerdir. Osaki ve ark. Japonya’da
yaptıkları çalışmada çocukların üzerinde
okul üniforması varken bile sigara satın
almada güçlük çekmediklerini
yazmışlardır. Oysa ki, Japonya’da da 18
yaşından küçüklere sigara satılması,
Türkiye’de olduğu gibi kanunen yasaktır.
Burada önemli olan kanunun çıkarılmış
olmasından ziyade, bu kanunların
uygulanabilir olmasının sağlanmasıdır.
YASAL DÜZENLEMELR VE
5727 SAYILI KANUN
*** 1996 yılında 4207 sayılı " Tütün
Mamüllerinin Zararlarının önlenmesine
dair kanun"
*** 2002 yılında 4733 sayılı kanunla
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenlee Kurumu
(TAPDK) kurulması
*** 2004 yılında 5261 sayılı kanunla
Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesinin
kabülü
***
2006 yılında,
2006/29 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile
“Ulusal Tütün Kontrol Programı”
yayınlanmış olup programın temel hedefi;
2010 yılına kadar ülkemizde 15 yaş
üzerinde sigara içmeyenlerin oranını
%80’in üzerine çıkarmak,15 yaş altında
ise %100’e yakın olmasını sağlamak. Bu
çerçevede
1996 yılında çıkarılmış olan 4207 sayılı
kanun, 03.01.2008 tarihinde yeniden
düzenlenerek 5727 sayılı “Tütün
ürünlerinin zararlarının önlenmesi ve
kontrolü hakkında” kanun olarak
yürürlüğe girmiştir.
Bu kanunun “Tütün
ürünleri;
a) Kamu hizmet binalarının kapalı
alanlarında tüketilemez.”
maddesi 19 Mayıs 2008 tarihinde
yürürlüğe girmiştir.
d)
Özel hukuk kişilerine ait olan
lokantalar ile kahvehane, kafeterya,
birahane gibi eğlence hizmeti verilen
işletmelerde tüketilemez.
“ maddesi ise 19 Temmuz 2009 tarihinde
yürürlüğe girecektir. Bu kanun sigarasız
bir dünya için önemli bir fırsattır ve
sigara içenler için sigarayı bırakmanın
tam zamanıdır.
*** 27 Mayıs 2008 tarihli ve
26888 sayılı Resmi Gazete'de İçişleri,
Maliye ve Sağlık Bakanlıklarınca kamu
kurum ve kuruluşlarına ait yer, araç,
bina ve tesislerde tütün ürünü
tüketenlere verilecek idari yaptırım
kararlarının uygulama usul ve esasları
hakkında tebliğ yayınlanmıştır.
*** 27 Ekim 2008 tarihli ve
31731 sayılı genelgede 4207 sayılı kanun
hükümlerinin uygulanması hakkındaki
esaslar belirlenmiştir.
19 Temmuz 2009 tarihinin
TÜRKİYE'NİN SİGARAYA VEDA GÜNÜ olmasını
diliyoruz.
Bu dileği gerçekleştirmek için yapılmış
olan etkinlikler;
31 Mayıs 2009 Sigarasız Bir Dünya
Günü
Bursa valiliğince oluşturulmuş olan
İl Tütün Kontrol Kurulu 25 - 31 Mayıs
2009 tarihleri arasında 31 Mayıs
Sigarasız Bir Dünya Günü'ne yönelik
etkinlikler yapılmasına karar vermiştir.
Etkinliklerin düzenlenmesi için kurul
adına:
İl Sağlık Müdürlüğünden :Dr. Serhat
Yamalı ve Kenan Kertige,
Türk Toraks Derneği Marmara Şubesi
Başkanı :Prof. Dr. Mehmet Karadağ,
İl Milli Eğitim Müdürlüğünden: Osman
Ünal ve Haşmet Kartoğlu
görevlendirilmiştir.
Yapılan etkinlikler çerçevesinde
Bursa'nın 27 okulundan seçilen 3'er
öğrenci ve 1'er öğretmen ile Uludağ
Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs
Hastalıkları Anabilim dalında staj yapan
tıp fakültesi öğrencilerine 25 Mayıs
2009 günü Bursa İl Sağlık Müdürlüğü
konferans salonunda eğitim verilmiştir.
Eğitim programı;
Sigara ve sağlık -
Prof Dr. Mehmet Karadağ
Sigara bırakma
Yöntemleri - Prof. Dr. Esra Uzaslan
Tütün Kontrolü –
Dr. Serhat Yamalı
Eğitime katılan
öğrencilere "Dumansız Hava Sahası"
logolu şapka ve tişört dağıtılmıştır.

Eğitim alan öğrenciler
Bursa'nın önemli 3 noktasında: Ulu cami
yanındaki Orhangazi Parkı, Kent Meydanı
ve Zafer Plaza önünde Stant-Çardaklarda
görevlendirildi. Dönüşümlü olarak
halka 31 Mayıs Sigarasız Bir Dünya Günü
ile ilgili olarak ; Türk Toraks Derneği,
Yeşilay Derneği ve Bursa İl Sağlık
Müdürlüğü'nün hazırladığı afiş ve
broşürlerle bilgilendirme yaptılar. 25-
29 Mayıs 2009 tarihleri arasında devam
eden bu bilgilendirme etkinliğinde görev
alan okulların listesi:
(Üzerine çift tıklayarak
okuyabilirsiniz)

Konu ile ilgili olarak
yerel gazetelerde köşe yazıları
yayınlandı
1- sigara
ve sağlık uyarıları-1
2-
sigara ve sağlık uyarıları-2
Hafta boyunca stantlara vatandaşların
yoğun bir ilgisi oldu ve sigara
tiryakileri sigarayı bırakma konusunda
motive edildi.
29 Mayıs 2009 Cuma Günü
saat 14.30'da Zafer Plaza önünden
başlanarak Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu
önüne kadar " 31 Mayıs Sigarasız Bir
Dünya Günü" etkinlikleri kapsamında
görev alan öğretmen ve öğrencilerin
katıldığı "SİGARASIZ YAŞAMA MERHABA"
konulu yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte
pankartlar ve sloganlar halkın ilgisini
çekti. Yürüyüş sonunda Bursa Anadolu
Lisesi öğrencisi Alper Koyuncuoğlu bir
basın bildirisi okudu
Yürüyüş ve etkinlikler
Bursa kamuoyunda büyük bir ilgi ile
karşılandı. Olay tv, As tv ve Line tv
anahaber bültenlerinde konuya geniş yer
verildi. As tv gündüz kuşağında Bursa İl
Sağlık Müdür yardımcısı Dr. Serhat
Yamalı'yı konuk etti. Olay tv gece
haberlerinde canlı yayın konuğu olarak
Türk Toraks Derneği Marmara şubesi
başkanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ'ı konuk
etti.
Bursa yerel gazeteleri
konu ile ilgili olarak haberler
yayınlandı;
|
19 Ocak 2008
CUMARTESİ
Sayı: 26761
Resmî Gazete
KANUN
TÜTÜN MAMULLERİNİN
ZARARLARININ ÖNLENMESİNE
DAİR KANUNDA
DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
HAKKINDA KANUN
Kanun No. 5727 Kabul Tarihi:
3/1/2008
MADDE 1 - 7/11/1996 tarihli
ve 4207 sayılı Tütün
MamullerininZararlarının
Önlenmesine Dair Kanunun adı
"Tütün Ürünlerinin
Zararlarının Önlenmesi ve
Kontrolü Hakkında Kanun"
şeklinde
değiştirilmiştir.
MADDE 2 - 4207 sayılı
Kanunun 1 inci maddesi
aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"MADDE 1 - (1) Bu Kanunun
amacı; kişileri ve gelecek
nesilleri tütün ürünlerinin
zararlarından, bunların
alışkanlıklarını özendirici
reklam, tanıtım ve teşvik
kampanyalarından koruyucu
tertip
ve tedbirleri almak ve
herkesin temiz hava
soluyabilmesinin sağlanması
yönünde düzenlemeler
yapmaktır."
MADDE 3 - 4207 sayılı
Kanunun 2 nci maddesi
başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir. "Tütün
ürünlerinin yasaklanması
MADDE 2 - (1) Tütün
ürünleri; a) Kamu hizmet
binalarının kapalı
alanlarında,
b) Koridorları dahil olmak
üzere her türlü eğitim,
sağlık, üretim, ticaret,
sosyal, kültürel, spor,
eğlence ve benzeri amaçlı
özel hukuk kişilerine ait
olan ve birden çok kişinin
girebileceği
(ikamete mahsus konutlar
hariç) binaların kapalı
alanlarında,
c)
Taksi hizmeti verenler dahil
olmak üzere karayolu,
demiryolu, denizyolu ve
havayolu toplu taşıma
araçlarında,
ç) Okul
öncesi eğitim kurumlarının,
dershaneler, özel eğitim ve
öğretim kurumları dahil
olmak üzere ilk ve orta
öğrenim kurumlarının, kültür
ve sosyal hizmet binalarının
kapalı ve açık
alanlarında,
d) Özel hukuk kişilerine ait
olan lokantalar ile
kahvehane, kafeterya,
birahane gibi eğlence
hizmeti verilen
işletmelerde, tüketilemez.
(2) Ancak;
a) Yaşlı bakım evlerinde,
ruh ve sinir hastalıkları
hastanelerinde,
cezaevlerinde,
b) Şehirlerarası veya
uluslararası güzergâhlarda
yolcu taşıyan denizyolu
araçlarının güvertelerinde,
tütün ürünleri tüketilmesine
mahsus alanlar
oluşturulabilir. Bu alanlara
onsekiz yaşını doldurmamış
kişiler giremez.
(3) Otelcilik hizmeti
verilen işletmelerde, tütün
ürünleri tüketen
müşterilerin konaklamasına
tahsis edilmiş odalar
oluşturulabilir.
(4) Açık havada yapılan her
türlü spor, kültür, sanat ve
eğlence faaliyetlerinin
yapıldığı yerler ile
bunların seyir yerlerinde
tütün ürünleri kullanılamaz.
Ancak bu tesislerde, tütün
ürünlerinin tüketilmesine
mahsus alanlar
oluşturulabilir.
(5) Bu Kanunun tütün
ürünleri tüketilmesine
tahsis edilen kapalı
alanlarının koku ve duman
geçişini önleyecek şekilde
tecrit edilmesi ve
havalandırma tertibatı ile
donatılması gerekir.
(6) Bu Kanunun
uygulanmasında "tütün ürünü"
ibaresi tüttürme, emme,
çiğneme ya da buruna çekerek
kullanılmak üzere üretilmiş,
hammadde olarak tamamen veya
kısmen tütün yaprağından
imal edilmiş maddeyi ifade
eder."
MADDE 4 - 4207 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesi
başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Diğer koruyucu önlemler
MADDE 3 - (1) Tütün
ürünlerinin ve üretici
firmaların isim, marka veya
alâmetleri kullanılarak her
ne suretle olursa olsun
reklam ve tanıtımı
yapılamaz. Bu ürünlerin
kullanılmasını özendiren
veya
teşvik eden kampanyalar
düzenlenemez. Tütün ürünleri
üreten ve pazarlamasını
yapan firmalar, her ne
surette olursa olsun hiçbir
etkinliğe isimlerini,
amblemlerini veya
ürünlerinin marka ya da
işaretlerini kullanarak
destek olamazlar.
(2) Tütün ürünleri
sektöründe faaliyet gösteren
firmaların isimleri,
amblemleri veya ürünlerinin
marka ya da işaretleri veya
bunları çağrıştıracak
alâmetleri kıyafet, takı ve
aksesuar olarak taşınamaz.
(3) Tütün ürünleri
sektöründe faaliyet gösteren
firmalara ait araçlarda bu
ürünlere ilişkin markaların
tanınmasını sağlayacak bir
uygulamaya gidilemez.
(4) Firmalar her ne amaçla
olursa olsun üretilen ve
pazarlaması yapılan tütün
ürünlerini bayilere veya
tüketicilere, teşvik,
hediye, eşantiyon,
promosyon, bedelsiz veya
yardım olarak dağıtamazlar.
(5) Her ne amaçla olursa
olsun, tütün ürünlerinin
isim, logo veya amblemleri
kullanılarak bildirim
yapılamaz, basın-yayın
organlarına ilân verilemez.
(6) Televizyonda yayınlanan
programlarda, filmlerde,
dizilerde, müzik
kliplerinde, reklam ve
tanıtım filmlerinde tütün
ürünleri kullanılamaz,
görüntülerine yer verilemez.
(7) Sağlık, eğitim ve
öğretim, kültür ve spor
hizmeti verilen yerlerde
tütün ürünlerinin satışı
yapılamaz.
(8) Tütün ürünleri onsekiz
yaşını doldurmamış kişilere
satılamaz ve tüketimlerine
sunulamaz.
(9) Onsekiz yaşını
doldurmamış kişiler, tütün
ürünü işletmelerinde,
pazarlanmasında ve satışında
istihdam edilemez.
(10) Tütün ürünleri, paket
açılarak adet şeklinde veya
daha küçük paketlere
bölünerek satılamaz.
(11) Tütün ürünleri, yetkili
satıcı olan yerlerin
dışında; otomatik
makinelerle, telefon,
televizyon ve internet gibi
elektronik ortamlarla
satılamaz ve satış amacıyla
kargo yoluyla taşınamaz.
(12) Tütün ürünleriyle
ilgili izmarit, paket,
ağızlık, kağıt ve benzeri
atıklar çevreye atılamaz.
(13) Tütün ürünleri, onsekiz
yaşını doldurmamış kişilerin
doğrudan ulaşacağı ve
işletme dışından görülecek
şekilde satışa arz edilemez.
Tütün ürünleri satış belgesi
olmaksızın ve satış
belgesinde
belirtilen yerin dışında
satışa sunulamaz.
(14) Her türlü sakız, şeker,
çerez, oyuncak, kıyafet,
takı, aksesuar ve benzeri
ürünler tütün ürünlerine
benzeyecek veya markasını
çağrıştıracak şekilde
üretilemez, dağıtılamaz ve
satılamaz."
MADDE 5 - 4207 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesi
başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Kontrolün sağlanması
MADDE 4 - (1) Tütün
ürünlerinin içilmesinin
yasaklandığı yerlerde, yasal
düzenleme ve buna uymamanın
cezai sonuçlarını belirten
uyarılar; salonlarda asgari
on santimetrelik puntolarla,
toplu taşım araçlarında üç
santimetrelik puntolarla
herkes tarafından
görülebilir yerlere asılır.
Ayrıca, tütün ürünlerinin
tüketilmesine tahsis edilen
alanlarda tütün ürünleri
kullanımının tehlikelerini
anlatan sağlık uyarıları
herkes tarafından
görülebilir yerlere asılır.
(2)
Tütün ürünlerinin satışının
serbest olduğu yerlere en az
beş santimetrelik
puntolarla, beyaz zemin
üzerine büyük harfler ve
siyah yazı rengi ile, "Yasal
Uyarı: 18 yaşını
doldurmayanlara sigara ve
diğer tütün ürünleri
satılamaz; satanlar hakkında
yasal işlem yapılır."
ibaresi yazılarak,
rahatlıkla görülebilen ve
okunabilen yerlere asılır.
(3) Türkiye'de üretilen veya
ithal edilen tütün ürünleri
paketlerinin üzerine, en
geniş iki yüzünden, bir
yüzüne toplam alanın yüzde
kırkından, diğer yüzüne
yüzde otuzundan az olmamak
üzere özel
çerçeve içinde tütün
ürünlerinin zararlarını
belirten Türkçe yazılı
uyarılar veya mesajlar
konulur. Bu uyarı
yazılarının aynı şekilde,
birden fazla paketi bir
arada bulunduran tütün
ürünleri kutuları
üzerine de yazılması
zorunludur. Uyarı mesajları
resim, şekil veya grafik
biçimlerinde de olabilir.
Uyarı mesajlarını taşımayan
tütün ürünleri ithal
edilemez veya satışa
çıkarılamaz.
(4) Tütün ürünlerinin
paketlerinde ve
etiketlerinde, bu ürünlerin
özellikleri, sağlığa
etkileri, tehlikeleri veya
emisyonları ile ilgili
yanlış ve eksik bilgi
verilemez, aldatıcı
tanımlama, marka, renk,
figür veya işaret
kullanılamaz.
(5) Bu Kanunda sözü edilen
yasal uyarı yazıları, resim,
şekil veya grafik
mesajlarıyla ilgili hususlar
yönetmelikle düzenlenir. Bu
yönetmelik Sağlık
Bakanlığının uygun görüşü
alınarak Tütün, Tütün
Mamulleri ve Alkollü İçkiler
Piyasası Düzenleme Kurumu
tarafından çıkarılır.
(6) Tütün ürünleri
sektöründe faaliyet gösteren
firmalar, ürün, üretim,
pazarlama ve diğer
aktiviteleri ile ilgili her
türlü bilgiyi istenildiği
takdirde onbeş gün
içerisinde Sağlık
Bakanlığına ve Tütün, Tütün
Mamulleri ve Alkollü İçkiler
Piyasası Düzenleme Kurumuna
vermek zorundadır.
(7) Türkiye Radyo ve
Televizyon Kurumu ile
ulusal, bölgesel ve yerel
yayın yapan özel televizyon
kuruluşları ve radyolar,
ayda en az doksan dakika
tütün ürünleri ve sağlığa
zararlı diğer
alışkanlıkların zararları
konusunda uyarıcı, eğitici
mahiyette yayınlar yapmak
zorundadır. Bu yayınlar,
asgari otuz dakikası 17:00-
22:00 saatleri arasında
olmak üzere 08:00-22:00
saatleri arasında
yapılır ve yayınların
kopyaları her ay düzenli
olarak Radyo ve Televizyon
Üst Kuruluna teslim edilir.
Bu saatler dışında yapılan
yayınlar, aylık doksan
dakikalık süreye dahil
edilmez. Bu süreler, Radyo
ve Televizyon Üst Kurulu
tarafından denetlenir. Bu
programlar, Sağlık
Bakanlığı, Millî Eğitim
Bakanlığı, Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu,
Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü İçkiler Piyasası
Düzenleme
Kurumu, bilimsel kuruluşlar
ve sivil toplum örgütleri
tarafından hazırlanır veya
hazırlattırılır. Hazırlanan
programlar, Sağlık
Bakanlığının olumlu görüşü
alındıktan sonra Radyo ve
Televizyon Üst
Kurulu tarafından
yayınlanması sağlanır.
(8) Tütün ürünleri
tüketiminin ve tütün
dumanına maruz kalmanın
oluşturduğu sağlık riskleri
konusunda çocukları ve
gençleri bilinçlendirmek
üzere ilgili kuruluşlar ve
sivil toplum örgütlerinin
görüşleri alınarak Millî
Eğitim Bakanlığı tarafından
bir müfredat hazırlanır.
(9) Tütün ürünleri
alışkanlığının bırakılmasını
özendirici programlar ve
tütün bağımlılığının ilaç
ile tedavisinin ulaşılabilir
olması için gerekli
çalışmalar Sağlık Bakanlığı
tarafından yapılır.
(10) Bu maddenin yedinci,
sekizinci ve dokuzuncu
fıkralarında yer alan
programların finansmanına
yönelik olarak her yıl Millî
Eğitim Bakanlığı ve Sağlık
Bakanlığı bütçesine yeterli
ödenek konulur.
(11) 31/12/1960 tarihli ve
193 sayılı Gelir Vergisi
Kanununun 41 inci maddesinin
birinci fıkrasının (7)
numaralı bendinde belirtilen
ilan ve reklam giderleri
gelir ve kurumlar vergisi
matrahının tespitinde gider
olarak gösterilemez."
MADDE 6
- 4207 sayılı Kanunun 5 inci
maddesi başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Ceza hükümleri
MADDE 5
- (1) Bu Kanunun 2 nci
maddesinin birinci ve
dördüncü fıkralarında
belirtilen alanlarda tütün
ürünleri tüketenler ile 3
üncü maddenin ikinci
fıkrasına aykırı hareket
edenler, 30/3/2005
tarihli ve 5326 sayılı
Kabahatler Kanununun 39 uncu
maddesi hükümlerine göre; 3
üncü maddenin onikinci
fıkrasına aykırı hareket
edenler Kabahatler Kanununun
41 inci maddesi hükümlerine
göre
cezalandırılır.
(2) 2 nci maddenin (a) bendi
hariç birinci, üçüncü,
dördüncü ve beşinci
fıkralarında belirtilen
yasakların uygulanması ve
tedbirlerin alınması ile
ilgili yükümlülüklerini
yerine getirmeyen
işletme sorumluları, işletme
iznini veren kurum
yetkilileri tarafından önce
yazılı olarak uyarılır. Bu
uyarı yazısı, ilgili işletme
sorumlusuna tebliğ edilir.
Bu uyarıya rağmen, verilen
sürede
yükümlülüklerini yerine
getirmeyenler, belediye
sınırları içinde belediye
encümeni, belediye sınırları
dışında mahalli mülki amir
tarafından beşyüz Türk
Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar idarî
para cezası ile
cezalandırılır.
(3) 3 üncü maddenin birinci,
üçüncü, dördüncü, beşinci ve
onbirinci fıkralarındaki
yasakların her birine aykırı
hareket edenler, ellibin
Türk Lirasından
ikiyüzellibin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası ile
cezalandırılır. Bu cezaya
karar vermeye Tütün, Tütün
Mamulleri ve Alkollü İçkiler
Piyasası düzenleme Kurulu
yetkilidir.
(4) 3 üncü maddenin altıncı
fıkrasındaki yasağın görsel
yayın yoluyla ihlal edilmesi
halinde; yerel yayın yapan
kuruluşlar, bin Türk
Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar, bölgesel
yayın yapan kuruluşlar,
beşbin Türk Lirasından onbin
Türk Lirasına kadar, ulusal
yayın yapan kuruluşlar,
ellibin Türk Lirasından
yüzbin Türk Lirasına kadar
idarî para cezası ile
cezalandırılır. Bu cezaya
karar vermeye Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu
yetkilidir.
(5) 3 üncü maddenin yedinci
fıkrasındaki yasağa aykırı
hareket edenler, belediye
sınırları içinde belediye
encümeni, belediye sınırları
dışında genel kolluk
tarafından bin Türk Lirası
idarî para cezası ile
cezalandırılır.
(6) 3 üncü maddenin
sekizinci fıkrasındaki
yasaklara aykırı hareket
edenler, 26/9/2004 tarihli
ve 5237 sayılı Türk Ceza
Kanununun "Sağlık için
tehlikeli madde temini"
başlıklı 194 üncü maddesi
hükmüne göre cezalandırılır.
(7) 3 üncü maddenin
dokuzuncu fıkrasındaki
yasağa aykırı hareket
edenler, mahalli mülki amir
tarafından her bir kişiyle
ilgili olarak bin Türk
Lirası idarî para cezası ile
cezalandırılır.
(8) 3 üncü maddenin onuncu
fıkrasındaki yasağa aykırı
hareket edenler, belediye
zabıtası tarafından
ikiyüzelli Türk Lirası idarî
para cezası ile
cezalandırılır. Belediye
sınırları dışında bu yetki
genel kolluk tarafından
kullanılır.
(9) 3 üncü maddenin onüçüncü
fıkrasındaki yasaklara
aykırı hareket edenler,
mahalli mülki amir
tarafından bin Türk
Lirasından onbin Türk
Lirasına kadar idarî para
cezası ile cezalandırılır.
Tütün
ürünlerinin satış belgesiz
olarak satışının yapıldığı
veya satışa hazır tutulduğu
yerlerdeki tütün ürünlerine
el konulur ve nereden temin
edildiğine dair belge ibraz
edilememesi halinde, mahallî
mülkî
amir tarafından bunların
mülkiyetinin kamuya
geçirilmesine karar verilir.
(10) 3 üncü maddenin
ondördüncü fıkrasındaki
ürünleri üretenler, belediye
sınırları içinde belediye
encümeni, belediye sınırları
dışında mahalli mülki amir
tarafından yirmibin Türk
Lirasından yüzbin Türk
Lirasına kadar idarî para
cezası ile cezalandırılır.
(11) 4 üncü maddenin birinci
ve ikinci fıkralarındaki
yükümlülüklerin her birine
aykırı hareket edenler,
mahallî mülkî amir
tarafından bin Türk Lirası
idarî para cezası ile
cezalandırılır.
(12) 4
üncü maddenin üçüncü ve
dördüncü fıkralarındaki
yükümlülüklerin her birine
aykırı hareket eden üretici
firmalar, Tütün, Tütün
Mamulleri ve Alkollü İçkiler
Piyasası Düzenleme Kurulu
tarafından bu yükümlülüklere
aykırı olarak piyasaya
sürülen malların piyasa
değeri kadar idarî para
cezası ile cezalandırılır.
Ancak, verilecek idarî para
cezasının miktarı
ikiyüzellibin Türk
Lirasından
az olamaz.
(13) 4 üncü maddenin altıncı
fıkrasındaki yükümlülüğe
aykırı hareket eden firmalar
Tütün, Tütün Mamulleri ve
Alkollü İçkiler Piyasası
Düzenleme Kurulu tarafından
ellibin Türk Lirasından
yüzbin
Türk Lirasına kadar idarî
para cezası ile
cezalandırılır.
(14) 4 üncü maddenin yedinci
fıkrasındaki yükümlülüklere
aykırı hareket edilmesi
halinde; yerel yayın yapan
televizyon kuruluşları bin
Türk Lirasından beşbin Türk
Lirasına kadar, bölgesel
yayın yapan televizyon
kuruluşları beşbin Türk
Lirasından onbin Türk
Lirasına kadar, ulusal yayın
yapan televizyon kuruluşları
ellibin Türk Lirasından
ikiyüzellibin Türk Lirasına
kadar idarî para cezası ile
cezalandırılır. Bu cezalar,
radyo yayını yapan
kuruluşlar hakkında ondabir
oranında uygulanır. Bu
cezaya karar vermeye Radyo
ve Televizyon Üst Kurulu
yetkilidir.
(15) Bu
Kanunla kendilerine yüklenen
görevleri yerine getirmeyen
memurlar ve diğer kamu
görevlileri hakkında, ceza
hukuku sorumluluğu saklı
kalmak kaydıyla, tâbi
oldukları mevzuatta yer alan
disiplin hükümleri
uygulanır."
MADDE 7 - 4207 sayılı
Kanunun 7 nci maddesi
başlığı ile birlikte
aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
"Mülkiyetin kamuya
geçirilmesi
MADDE 7
- (1) Bu Kanunun 3 üncü
maddesinin ikinci, dördüncü
ve ondördüncü fıkralarındaki
yasakların konusunu
oluşturan her türlü eşya ile
4 üncü maddesinin üçüncü ve
dördüncü fıkralarının
konusunu oluşturan tütün
ürünlerinin mülkiyetinin
kamuya geçirilmesine mahallî
mülkî amir tarafından karar
verilir."
MADDE 8 - 4207 sayılı
Kanunun 8 inci maddesi
yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 9 - 4207 sayılı Kanuna
aşağıdaki geçici madde
eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE 3 - (1) Bu
Kanunda öngörülen
yönetmelikler, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir ay içinde
çıkarılır."
MADDE 10 - Bu Kanunun; 3
üncü maddesi ile
değiştirilen 4207 sayılı
Kanunun 2 nci maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendi
hükmü yayımı tarihinden 18
ay, diğer hükümleri ise
yayımı tarihinden 4 ay
sonra yürürlüğe girer.
MADDE 11 - Bu Kanun
hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.
|
|